29 10, 2011

Sirenayka, Trablus ve Fizan

2011-10-29T11:05:06+00:0029/ 10/ 2011|

ABD liderliğinde NATO’nun Libya’ya karşı icra ettiği insanlık dışı barbarca harekatın gerçek nedenleri; Libya’nın sahip olduğu doğal zenginlikler, bu zenginlikleri Batı ile değil halkıyla paylaşmak isteyen dik kafalı lider, emperyalizmin bölge için kotardığı planın (BOP) realizasyonu ile Dünya Ekonomik Güç Merkezinin doğuya ve güneye doğru yaptığı eksen kaymasını engelleyebilme ve durdurabilme girişimidir. Libya Devlet Başkanı Kaddafi’nin, yargılanma hakkı bile tanınmadan linç edilerek katledilmesi, insanlık tarihinin yüzyıllar bile geçse asla belleğinden silemeyeceği bir

24 10, 2011

Kaddafi’yi Kim Öldürdü?

2011-10-24T11:39:53+00:0024/ 10/ 2011|Tags: , , , , , , , , , , , , , |

Başbakanın söyledikleri hala kulaklarınızda çınlıyordur sanırım. Hem de Türk-Alman Ticaret ve Sanayi Odası Kongresi için gittiği Almanya’nın Hannover’den şehrinden 28 Şubat’ta "Böyle bir saçmalık olabilir mi? NATO’nun ne işi var Libya’da?" diye tüm dünyaya sesleniyor. Arkasından Sayın Abdullah Gül 14 Mart günü Hırvatistan Cumhurbaşkanı ile Çankaya köşkünde yaptığı görüşmeden sonra gazetecilerin bir sorusu üzerine "NATO’nun direkt olarak Libya’ya müdahalesi olamaz." şeklinde konuşuyor. BM Güvenlik Konseyi ise, 18 Mart günü "Libya Halkının korunması için

23 10, 2011

Anayasa mı, Yoksa Babayasa mı?

2011-10-23T11:01:37+00:0023/ 10/ 2011|

Ülkemizin yeni ve sivil bir anayasaya ivedilikle ihtiyacı olduğu, çok kısa sürede hazırlanabileceği ve bunun da ülkemizin her derdine deva olacağı aldatmacasını sanırım medyadan izliyorsunuzdur. Yapılmak istenen emperyalizmin istekleri doğrultusunda Türkiye Cumhuriyetinin dönüştürülmesi çalışmasıdır. Artık son safhaya gelinmiş olup nihai darbe yeni anayasa ile vurulacaktır. Peki, bunlar yapılmaya çalışılırken, nedir ülkemizin hali pür melali? AKP iktidarı döneminde ne yazık ki ülkenin çivisi çıkmıştır. 2002 yılında bitme noktasına gelen terör kökü dışarıda bulunan

14 10, 2011

Faroz Soygunu

2011-10-14T10:59:32+00:0014/ 10/ 2011|

Geçen haftaki köşe yazımda size Avrupa ve özellikle Almanya’da yaşayan gurbetçilerimizin başta kutsal din olmak üzere tüm duygularının istismar edilerek yeşil sermaye haramileri tarafından nasıl soyulduklarını bizzat mağdurlarla görüşmelerime dayanarak anlatmıştım. Bu yazımda ise yine gurbetçilerimizin bu sefer hayır ve hasenat işlemek amacıyla yaptıkları bağışların nasıl deve edildiğine değinmek istiyorum. Alman’lar bunu yüzyılın soygunu olarak değerlendiriyorlar. Kıyısından ve köşesinden de olsa bu suça bulaşanlara sanırım bunun onuru yeter de artar bile. Bu

9 10, 2011

Ellerinde Kutsal Kitap, Bizde Para Vardı

2011-10-09T10:51:59+00:009/ 10/ 2011|

Bu haftaki yazımı da geçen haftaki gibi size Almanya’dan yazıyorum. İki haftadır İsviçre ve Almanya’da Atatürkçü Düşünce Derneklerinin (ADD) ve Türkiye Gençlik Birliğinin (TGB) davetlisi olarak çeşitli kentlerde konferanslar verdim ve söyleşilere katıldım. Bu süre içinde ülkemizde yaşadığımız hukuksuzluğu, demokratik olmayan girişimleri, baskıyı, adaletsizliği ve yurtsever Türk siyasetçisine, askerine, bilim adamına, gazetecisine ve aydınına gösterilen zulmü anlatma imkanı bulduğum gibi Türk Toplumunun sorunlarını ve yaşadıkları zorlukları ilk ağızdan dinleme fırsatını yakaladım. Bu

Go to Top