Yetki ABD’den

Geçen hafta Perşembe günü iki ayrı bombalı saldırıda 24’ü çocuk 55 kişi yaşamını kaybetti ve yaklaşık 400 kişi yaralandı. Saldırı sonrası olay yerinde toplanan kalabalık ‘’Çocuk katili Erdoğan‘’ sloganları attı. Katliam sonrası Şam’da bu şekilde tepki verilmesinin nedeni Suriye halkının Türkiye’nin muhaliflere ve teröre verdiği desteğin çok iyi bilinmesidir.

Gerçekten de AKP döneminde izlenen dış politika hem ülkemiz hem de komşuları için istikrarsızlığın kaynağı olmuştur ve olmaya devam etmektedir. ‘’Komşularla sıfır sorun‘’ politikasının bugün geldiği yer politikanın bizatihi kendisinin sıfır değerinde olduğudur. Türkiye bilerek/bilmeyerek ve dolaylı/dolaysız olarak komşuları olan Suriye, Irak ve İran’a terör ihraç etmekte, bölücülük yapmaktadır. Hatta komşularının ötesinde tüm Ortadoğu’nun etnik, dinsel ve mezhepsel olarak ayrışmasına yardım etmektedir. Bu politikalar ülkemizin ve bölgemizin çıkarına değildir. Bölge halkları artık bu durumun farkındadır. ‘’Çocuk katili Erdoğan‘’ söylemi bu farkındalığın tezahürüdür.

Rusya’da hedef

Geçen ay Şam’a gittiğim için yakından biliyorum Şam çok sakin bir şehir. Amaç burayı karıştırmaktır. ABD Libya’da yaptığını Suriye’de de yapmak istiyordu ve planı buna göre yaptı. Fakat plan şu ana kadar işlemedi. Çünkü bu sefer Rusya sağlam durmaktadır. Sanırım kuzey komşumuz Rusya ABD’nin küresel amaçlarından birinin de kendisini kuşatmak ve parçalamak olduğunu, soğuk savaş döneminde selefi Sovyetler Birliği’ne yönelik hedeflerin beş aşağı beş yukarı kendisi içinde geçerli olduğunu yaşayarak ve hatalar yaparak anlamıştır.

Amaç bellidir; Ortadoğu bölgesinde İran, Suriye ve Hizbullah direncini kırmak, İran’ı yalnızlaştırmak ve İran’a saldırmaktır. Bunu anlamak için çok zeki olmak gerekmemektedir. Çünkü Suriye saf dışı edilmeden İran’a müdahale edilirse bölge ateş topuna döner ve İsrail bu topun içinde yanar biter kül olur. Diğer bir tehlikede Arap Baharı’nın iyice kontrolden çıkmasıdır.

Türkiye suç ortağı

‘’ Libya sitili ‘’ Suriye’ye müdahale planını ABD, İngiltere ve Fransa tarafından yapıldı. Fakat Çin ve Rus vetoları planın gerçekleştirilmesini engelledi. Bunun üzerine ‘’ B Planı ‘’ devreye sokuldu. Buna göre örtülü savaşa hız verildi. Bu savaşta asker kaçakları, suçlular, paralı askerler, aşırı dinci gruplar, El Kaide, Müslüman Kardeşler ve Batılı Özel Kuvvetler kullanılmakta. AKP yönetiminde Türkiye ise bu savaşta üs, eğitim, lojistik ve istihbarat desteği en başta olmak üzere suç ortaklığı yapmaktadır.

Suriye’de yabancılar savaşmaktadır. Suriye’nin Birleşmiş Milletler ( BM ) Temsilcisi Beşşar Caferi ‘’ ülkesindeki çatışmalarda El Kaide’nin parmağı olduğunu, yakalananlar arasında İngiliz, Fransız, Belçikalı gibi yabancıların olduğunu bunların listesini BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun’a verdiklerini ‘’ söylüyor. Hedef ateşkesi dinamitlemek ve BM ve Arap Birliği Özel Temsilcisi Kofi Annan’ın barış planının yürümeyeceğini göstermektedir.

Suriye’de Beşar Esad yıkılmayacaktır

Suriye’de istenenlerden biride gerilla savaşıdır. Ama halk desteği Başer Esad’dan yana olduğu için buda tutmamaktadır. Suriye’deki muhalefet çok başlıdır. Ayrıca ülke içindeki bulunan muhalefet ile dışarıdakiler arasında derin anlaşmazlıklar vardır.

Bugüne kadar olanları değerlendirdiğimizde görülmüştür ki, Suriye’de Beşar Esad yıkılmayacaktır. Annan Barış Planı ve gözlemcilerin Suriye’ye gelmesi iç savaş çıkma olasılığını azaltmaya ve çatışmaların sönümlemeye başlamasını hızlanmıştır. El Kaide’nin gerçekleştirdiğinden şüphe duyulmayan bombalı saldırılar ve yabancıların baş aktör olarak içinde olduğu terör dalgası bu gelişmenin önünü kesmek içindir.

ABD Suriye’de rejim değişikliğinden hala vazgeçmemiştir. O zaman yapılması gereken Türkiye ile Suriye’ye müdahale etmektir. Baskılar, şantaj, sırt sıvazlamalar ve karşılıklı ziyaretler hiç şüpheniz olmasın bu amaca yöneliktir.

Genelkurmay Başkanı niçin ABD’de?

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel’in ABD ziyareti, onuruna verilen ziyafetler, 19 pare top atışlı şatafatlı törenler, üst düzey görüşmeler, ABD savaş aygıtının ileri teknoloji içeren unsurlarına yapılan geziler, şahsına yönelik etkileyici kültürel programlar askerinde ikna edilmesi çalışmasıdır.

Suriye’ye müdahale Türkiye’ye müdahaledir. Suriye’nin savunulması Türkiye’nin savunulmasıdır. Suriye’nin bölünmesi Türkiye’nin bölünmesidir. Bu müdahalede kazanacağımız bir şey yoktur kaybedeceklerimiz çoktur.

Başbakan Erdoğan ikide bir Suriye halkına zulüm yapılıyor, Suriye halkı şöyle istiyor böyle istiyor anlamına gelebilecek boş içerikli sözler sarf ediyor. Suriye Enformasyon Bakanı Dr. Adnan Mahmut ‘’ halkımız adına konuşma yetkisini ona kim verdi? ‘’ diyor. Suriyeli Bakana biz cevap verelim. Erdoğan bu yetkiyi ABD’den almıştır bu böyle biline.

Saygılar sunarım.

Türker Ertürk

Beğendim(0)Beğenmedim(0)
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

Her hakkı saklıdır. © erturkturker@gmail.com