15 02, 2017

O Zaman Biz Hakkettuk!

By |2017-02-15T19:33:48+00:0015/ 2/ 2017|Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , |

16 Nisan’da halk oyuna sunulacak olan anayasa değişikliğinin, su katılmamış bir diktatörlük rejimini ülkemize getirmeye çalıştığı aşikar. Zaten bunu; çağdaş anayasa hukuku, demokrasi, insan hak ve özgürlükleri bakımından savunabilmek mümkün değil. Bu yüzden halkın gözünden kaçırıyorlar, bilimsel tartışmalara giremiyorlar, devletin gücünü kullanarak “Hayır” diyenleri sindirmeye, korkutmaya çalışıyorlar ve sudan sebeplerle demir parmaklıklar arkasına atıyorlar. Bunun adı; faşizmdir! Hemen söyleyecekleri şu; “Faşizm olsa siz bunu söyleyemez ve yazamazsınız”. Bu doğru değil! Faşizmin varlığının

17 05, 2011

Kim Darbeci?

By |2011-05-17T10:47:09+00:0017/ 5/ 2011|Tags: , , , , , , , , , , , , , |

Biliyorsunuz günümüzde darbeler Askeri ve Sivil darbeler olarak ikiye ayrılmaktadır. Amerikanofil ve Rövanşist Kardeşlerimiz bu fikre katılmasalar da biz böyle bir tasnifi daha bilimsel buluyoruz. Geçmişte halkına ve dünya insanlığına en uzun süre acı çektiren ve en kalıcı psikolojik travmalar yaratanların sivil darbeler olduğunu biliyor musunuz? Örnek mi istiyorsunuz? Hitler ve Mussolini. Portekiz’de yaklaşık 40 yıl diktatörlük yapan Salazar’ın asker değil, hukukçu olduğunu biliyor muydunuz? Öncelikle şunu söylemek isteriz. Darbeler nedeni ne