Suçlu Kim?

Değerli sınıf arkadaşım Cem Gürdeniz, Odatv’de yayınlanan “Sadece Savarona Değil, O Tarihi Gemileri de Koruyamadık” başlıklı yazısında; “Kurtuluşa, kuruluşa ve Cumhuriyete mal olmuş gemilere sahip çıkamadık. Bandırma, Nusret, Alemdar, Ertuğrul, Söğütlü, Yavuz, Sakarya ve daha niceleri” demiş. Yerden göğe kadar haklı!

Gürdeniz, yazısının sonunda bunu; deniz ve denizcilik kültürünün eksikliğine bağlamış. Yazdıklarına katılıyorum ama, sanki durum bunun daha ötesinde gibime geliyor. Eskiye ve tarihe mal olmuş şeylere sahibiyet eksikliğimiz, sadece deniz ve denizcilik ile sınırlı değil ki!

Portobello’ya Nur Yağıyor

“Eskiye rağbet olsa, bitpazarına nur yağardı”; kültürümüzün bir özdeyişi ama, doğru bir söz değil. Londra’da, Portobello’da dünyanın en büyük bitpazarı var ama nur yağıyor. Ne İngiltere’de ne de Avrupa’da, eskiyi kötülemek için söylenmiş böyle bir söz yok. Hatta; eskiye, hem de çok eskiye ve tarihi şeylere karşı ilgi ve alaka çok yüksek.

İngiltere’de; bir kızın evlenirken ninesinin gelinliğini giymesi, bir genç erkeğin dedesinin, hatta büyük dedesinin kol saatini takıyor olması bir onur vesilesi. Bir çevrenize bakın; babasının bile kol saatini takan kaç kişi var? Hele ekonomik durumu iyi olanlarda, rastlayamazsınız bile!

HMS Belfast

2000’li yılların başında, Londra’da, bir İngiliz’in evine ailece yemeğe davetleydik. Ev sahibi, evini bana gururla gezdirdi; “Türker bu masa Victoria döneminden kalma”, “Türker bu etajer 250 yıllık” diyerek anlattı. İngilizler; eskiyi ve tarihi şeyleri korumayı, kültürlerinin bir parçası haline getirmişler.

İşte bu nedenle; tarihi binalara kimse elini süremez İngiltere’de. Bu iş, iktidarların boyunu aşar. İşte bu nedenle, müzeleri çok. İşte bu nedenle 1936’da yapımına başlanan, II. Dünya Savaşı’na katılan hafif kruvazör HMS Belfast; hurdaya çıkarılıp satılmamış, jilet yapılmamış, müze haline getirilerek, Thames nehrinin üzerinde ziyaretçilerini bekliyor.

Kültür Nedir?

Küçük yaşta babamı kaybettim. Öldüğünde; elbiselerini vermek istediler, ayakkabısını kapının dışına koydular. Kıyameti kopardım! Gelenek olduğunu söylediler ve bana anlatmaya çalıştılar. Ama ikna edemediler! İnsan aklının sorgulamasından geçmeyen gelenek, çağdaş değildir.

Geleneklerin hepsi doğru mu sanıyorsunuz? Berdel de, başlık da gelenekti, hatta bazı yerlerde hala var. Ama bugün bunlar savunulabilir mi?

Sözlükler, kültürü; “Tarih içerisinde yaratılan, bir anlam ve önem sistemidir. Bir grup insanın; bireysel ve toplu yaşamlarını anlamada, düzenlemede ve yapılandırmada kullandıkları inançlar ve adetler sistemidir” diye tanımlıyor.

Köksüz Devşirmeler

Kültürümüzün içinde, korunması gerekli çok iyi şeyler var. Ama iyi olmayan şeyler de var. Bunlardan bir tanesi; eskinin, geçmişin ve geçmişe ait değerlerin korunması ve muhafazası. Bu iyi olmayan kültürel miras; bir bölümüyle İslami kültürden, bir bölümüyle Türk olmayan, devşirme ve köksüz Osmanlı bürokratlarından geliyor.

İslami kültürün bir bölümünde; kendinden öncesini suçlamak, aşağılamak ve yok saymak var. Bu kültür nedeniyle; Suudi Arabistan, Osmanlı izlerini kutsal topraklardan siliyor. Bu kültür nedeniyle; radikal İslami örgütler, İslam öncesi uygarlıklara ait eserleri tahrip ediyorlar.

Atatürk Hititler’in Peşine Düşüyor

Batı; kök bulabilmek için, kendini Eski Yunan’a ve Mezopotamya kültürüne bağlıyor. Bu nedenle, bu kültürün izleri olan eserlerine de sahip çıkıyor. Zaman içinde eskiye sahip çıkma, kültürünün bir parçası oluyor.

Aynı bilinç, Atatürk’te de var. Anadolu’daki bütün uygarlıklara sahip çıkıyor. Anadolu’da 4 bin yıl önce uygarlık kuran Hititler’in peşine düşüyor, Alacahöyük’te kazı yaptırıyor.

16. yüzyıldan sonra, Türkmen kültürünü iyice kaybeden Osmanlılar ise; Anadolu Uygarlıklarının eserlerinin yağmalanmasına seyirci kalıyor, hatta bunları, fermanlarla yabancılara hediye ediyorlar. Bunlardan bazıları; Milet Agora Kuzey Kapısı – Berlin Müzesi’nde, Zeus Sunağı – Berlin Müzesi’nde, Nereidler Anıtı – Londra Britanya Müzesi’ndedir.

Yapmamız Gereken Nedir?

“Bir vatana sahip olmanın yolu; o topraklarda yaşanmış tarihi olayları bilmek, doğmuş uygarlıkları tanımak ve sahip olmaktan geçer” diyor Atatürk. Yine Atatürk, Hatay sorunu ile ilgili olarak Fransızlarla mücadele ederken; “40 asırlık Türk yurdu düşman elinde esir kalamaz” diyor.

Tarihi anlamı olan gemilerimiz dahil, geçmişimizin ve köklerimizin izlerine sahip çıkabilmek ve bunu kültürümüzün bir parçası haline getirmek için yapmamız gereken; Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün açtığı yolda ilerlemektir.

Yapılan Düşmanlıktır

Bu günden itibaren; İngiltere ADD’nin davetlisi olarak, Londra’dayım. Yarın (22 Nisan 2016) Grand Palace, Banqueting Suite, 242 High Road, London N22 8JX adresinde; “Dünyada Antiemperyalist Mücadelenin İlk Kalesi Olan TBMM’nin Açılışının 96. Yılında Ülkemize, Bölgemize ve Dünyaya Bakış” konusunu anlatacağız.

Ertesi gün; Londra’da yaşayan Türklerle, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını Kutlayacağız.

Ulusal Bayramlarımızın, Türkiye’de türlü bahaneler ile kutlanmasının yasaklanması; Türkiye Cumhuriyetine ve onun kurucu ideolojisine açıktan saldırı ve düşmanlıktır.

Saygılar sunarım.

Beğendim(3)Beğenmedim(0)
  •  
  • 9
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
    9
    Shares
  •  
    9
    Shares
  •  
  • 9
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

, , , , , , , , , , , , , , , ,

Her hakkı saklıdır. © erturkturker@gmail.com