Smetlivy-Türk Balıkçı Gemisi

Ne yazık ki, Türkiye-Rusya ilişkileri tırmanmaya devam ediyor. Son gelişme Ege’nin uluslararası sularında yaşandı. Sorun bu sefer Kashin sınıfı güdümlü mermili Rus muhribi Smetlivy ile Türk balıkçı gemisi arasında gelişti. Dün gece sabaha karşı henüz gün aydınlanmadan Limni adasının 12 mil güneyinde ve uluslararası sularda Rus muhribi ile Türk balıkçı gemisinin denizde çarpışma tehlikesi doğmuş.

Ruslar; “Rus savaş gemisinin Türk balıkçı gemisini telsiz, ışıldak ve işaret fişeği ile uyardığını ama Türk balıkçı gemisinin bu uyarılara rağmen rotasını değiştirmediğini, duyarsız kaldığını, çarpışma tehlikesi doğduğunu ve son anda yaklaşık 600 metre mesafede ateşli silahlar kullanarak ancak uyarabildiğini ve rota değişikliği yaptırıldığını” iddia ediyor.

Bu olaydan çok daha önemli olan sonrasındaki gelişmeler. Türkiye’nin Moskova’daki Savunma Ataşesi (Defence Attache) Rus Savunma Bakanlığına çağrılır bu olay nedeniyle. Esasında çağrılması gereken Moskova’daki Türk Büyükelçisi’dir. Ruslar aynı şeyi 24 Kasım’da SU-24 tipi savaş uçağının düşürülmesinden sonrada yaptı ve Dışişleri Bakanlığı’na yine Türk Büyükelçi’si çağrılması gerekirken Türk Savunma Ataşesi’ni çağırdılar

Ruslar bu davranışları ile çok açık mesaj veriyorlar; “Türkiye’de aklıselim sahibi siyasi bir iktidar yoktur, diyalog kurulabilecek tek odak olarak sizi görüyoruz” demek istiyorlar Türk Silahlı Kuvvetleri’ne. Daha açık konuşursak adam yerine koymuyorlar Türkiye’deki hükümeti. Sanırım; “Türkiye’de siyasi iktidarın en tepesinin ‘terör ve kaçak petrol’ işine bulaştığını, yargılanması gerektiğini ve işbirliği yapılamayacağını” değerlendiriyorlar

Ben de Londra’da Türkiye’nin Savunma ve Deniz Askeri Ataşeliği görevini yaptım. Her iki ilke arasında sorun olduğunda bakanlıklara çağrılması gereken büyükelçilerdir, onun altında görev yapan askeri ataşeler değil. Ataşeler büyükelçinin yanında gidebilir. Rusların bu davranışı maksatlı ve mesaj vermeye yönelik!

Ayrıca Rus savaş gemisi ile Türk balıkçı gemisi arasındaki mesele Uluslararası Denizde Çatışmayı Önleme Sözleşmesi’ni ilgilendirmekte olup, denizde seyrüseferi emniyeti sorunudur. Konunun Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilgisi yoktur. Sanırım Rusların denizde ve özellikle Ege’de çokça karşılaşılabilecek bu durumda aşırı tepki vermelerinin altında son gelişmeler nedeniyle Türkiye’ye karşı duyduğu güvensizlik var. Bu güvensizlik ortamı mutlaka ama mutlaka giderilmelidir. Yoksa çok basit bir olay bile çok kolaylıkla Türkiye-Rusya arasında büyük bir çatışmaya evirilebilir. Siyasilerimiz bunun bilinci ile davranmalı, abuk sabuk açıklamalar yapmamalıdır. Her iki ülkenin ve bölgenin çıkarları ve güvenliği geleceğe ve yurttaşlarına karşı sorumluluk duyan siyasilerle korunabilir.

Saygılar sunarım.

Beğendim(0)Beğenmedim(0)
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

, , , ,

Her hakkı saklıdır. © erturkturker@gmail.com