Sızıntı

Barış Pehlivan ve Barış Terkoğlu’nun Silivri hapishanesinde yazdıkları ‘’ SIZINTI, Wikileaks’te Ünlü Türkler ‘’ kitabını, Cumhurbaşkanı, Başbakanı, AKP’yi, AKP yönetiminde ülkemizin ne hale getirildiğini ve Türkiye’de dönen dolapları daha iyi anlamanızı sağlayacağı için okumanızı salık veririm. Ayrıca yazarlarımızı başarılı çalışmaları için kutluyorum.

Tüm dünyada bomba etkisi yapan bu belgeler 28 Kasım 2010 tarihinde yayımlanmaya başladı. Bende mesleğimden istifa ederek ayrılalı 2 ay olmuş Trabzon orjinli www.heber61.net internet sitesinde bulunan köşemde güncel olayları yazmaya çalışıyordum. Henüz yazılı basında yoktum. Wikileaks belgelerinin gün ışığına çıkmasından sadece 2 gün sonra 1 Aralık 2010 tarihinde bu belgelerle ilgili bir değerlendirme yaptım. Bugün size 17 ay önceki ‘’ Wikileaks Belgeleri ‘’ başlıklı yazımı sayfaya girebilmek için biraz kısaltarak tekrar görüşlerinize sunuyorum.

Wikileaks belgeleri

ABD’nin Ankara’da ki memurlarının sizi nasıl değerlendirmesini bekliyordunuz? Bütün dünyada bu iş böyle yapılır. O ülkenin memurları, bulundukları ülkenin resmini çekerler veya çekmeye çalışırlar.

Hani resim çektirenler sorarlar ‘’ nasıl çıktık? ‘’ diye, sonra yeniden çekilmesini isterler veya ışık düzenini değiştirerek, bazı yerlerini gizleyerek ve makyaj yaparak daha iyi bir görüntü verilmesini sağlayabilirler. Fakat o ülkenin memurları makyajsız resim çekerler. Onların makineleri, memurlarının yetenekleridir, bilgi birikimleridir ve deneyimleridir. Onlardan bulundukları ülkenin resmini çekmesi istenir.

Peki, bir ülkenin resmi nasıl çekilir? Bu iş hedef ülke veya diğer bir deyişle resmi çekilmesi istenen ülke hakkında bilgi toplama işidir. Buna istihbarat da diyebiliriz. Bu iş ülke hakkındaki her türlü bilgiyi içerdiği gibi, ülkeyi yönetenlerin eğitim ve öğretim durumlarını, sosyal seviyelerini, bilgi birikimlerini, var ise yolsuzluklarını, psikolojik yapılarını, dostluklarını, düşmanlıklarını, geçmişini, hatta aynı parti içindeki husumet ve çekişme olmak üzere aklınıza bile getiremeyeceğiniz bilgileri de ihtiva eder. Eğer aklınızda bu tür bilgileri yalnızca istihbarat elemanları toplar diye kaldıysa bu yanlış bir algı olur.

Bu resim hedef ülke ve hedef ülkenin bulunduğu bölge için geliştirilecek ve tespit edilecek politikalar için çok gereklidir. Özellikle aklın egemen olduğu gelişmiş ülkelerde çıkar üzerine oturan politikaların oluşturulmasında bilgi esas olup burada kardeşliğe ve hissiyata yer yoktur.

Bu resim çekme işi böyle olduğuna göre, niye şaşırıyorsunuz, Wikileaks’in internet sitesinde yayınladığı belgelere? Çünkü bu yazılanlar ABD’nin Ankara’da ki memurlarının ülkemiz ve iktidar sahibi yöneticilerimiz hakkındaki değerlendirmeleridir.

Ne yazmalarını bekliyordunuz? ‘’ Süperler, Türkiye’ye çağ atlattılar, daha demokratik hale getirdiler, özü sözü bir güvenilir insanlar, ülkelerini Avrupa Birliği’ne daha yaklaştırdılar, cari işlem açıkları yok, ekonomi çok iyi, işsizliği yok düzeyine indirdiler…’’ bu değerlendirmeleri mi başkentlerine gönderseydiler? Ne gördülerse onu yazdılar kriptolarına!

Durumu daha iyi analiz edebilmek için kendimizi onların yerine koyalım. Siz İran’ın Ankara Büyükelçisisiniz. Lizbon’da yapılan NATO zirvesinden sonra Tahran’a nasıl bir mesaj gönderirsiniz? ‘’ Türkler güvenilir değil, ikili oynuyorlar, bizi sattılar ‘’ değerlendirmesinde bulunmaz mısınız?

İşte ABD’li memurlar da ülkemizin resmini eskiden beri çekerlerdi. Hala çekmeye devam ediyorlar, başkentlerine gönderiyorlar ve oradaki merkezlerde bu resimlerin yardımıyla Türkiye politikası, ülkemizi de içine alan Ortadoğu, Balkanlar ve Kafkasya politikaları belirleniyor veya daha önce belirlenenler revize ediliyor.

Wikileaks internet sitesi şimdilik belgelerin çok azını yayınladı. Şu anda göründüğü kadar belgeler gerçek gözüküyor. Zaten ABD yönetimi de bu belgeler uydurmadır demedi. Dünya medyası da bu konuda hemfikir!

Yalnız belgelerde Başbakanımız ve Dışişleri Bakanımız hakkındaki iddialar yenilir yutulur gibi değil. Bazıları da etik ve ahlaki olarak suçlamalar içeriyor. ABD, memurlarının suçlamalarda içeren bu değerlendirmelerine rağmen, yüzümüze böyle davranmıyorlar, nazikler ve hükümetimizi hayli başarılı buluyorlar ve destekliyorlar.

Sizce niçin? Politik hedeflerine kaba gerçekleri söyleyerek ulaşabilirler mi? Daha fazla taviz için bu gerekli. ABD’nin politikacıları da bunu yapmışlar. Yalnız basınımızdaki bazı laflar dikkat çekici; ABD’li diplomatların beceriksiz ve yeteneksiz olduğu, ABD’de bir derin devlet hesaplaşması olduğu, ABD dış politikasının ve diplomatlarının çapsız olduğu gibi. Siz bu değerlendirmelere katılır mısınız?

Aklın ve bilimin egemen olduğu demokratik ülkelerde, yöneticiler satranç oyuncusudur. Satranç tavlaya benzemez, satranç hamleler oyunudur. Her hamle, daha sonraki hamleler ve karşı hamleler, düşünerek, planlanarak ve kurgulanarak yapılır. Ülkesi adına satranç oynayan oyuncu, zeki, iyi eğitim ve öğretimli, birikimli, şansa yer vermeyen, akla ve bilme inanan, deneyimli, duygusal davranmayan ve güçlü psikolojik yapıya sahip olmalıdır.

Ülkemizin düşeş beklentisi içinde olan tavla oyuncusuna değil yukarıda belirtilen özelliklere sahip satranç oyuncusuna ihtiyacı vardır.

Saygılar sunarım.

Türker Ertürk

Beğendim(0)Beğenmedim(0)
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

Her hakkı saklıdır. © erturkturker@gmail.com