ŞİÖ

Geçen hafta Şangay İşbirliği Örgütü ( Shanghai Cooperation Organization ) 12’inci zirvesi 6-7 Haziran tarihlerinde Çin’in Başkenti Pekin’de yapıldı. Her yıl toplanan örgüte Çin bu yıl üçüncü defa ev sahipliği yaptı.

Soğuk Savaş sonrasında ABD’nin tek süper güç olarak sahneye çıkması üzerine Çin’in denge unsuru olarak stratejik ortaklık arayışının sonucunda Rusya, Kazakistan, Kırgızistan ve Tacikistan’la beraber 1996’da Şangay Beşlisi kurulmuştur. 2001’de Özbekistan’ın katılımı ile adı değişerek Şangay İşbirliği Örgütü ( ŞİÖ ) haline gelmiştir.

Zirve sırasında liderler bölgesel ve küresel sorunları görüştüler. Askeri işbirliği, ortak tatbikatlar, terörizmin önlenmesi, ayrılıkçılık, uluslararası suçlar, doğal afetlerde yardım, nükleer silahsızlanma, örgütün genişlemesi ve Afganistan görüşülen konular arasındaydı.

Ağırlık merkezi Batı’dan Doğu’ya

Bu zirve sırasında görüşülen konuları, alınan kararları, ilgilenilen sorunları ve verilmek istenen mesajları değerlendirdiğimizde ŞİÖ’nün artık bölgesel ölçekten küresel ölçeğe doğru bir değişim sürecinde olduğu tespitini yapmak sanırım bir abartı olmayacaktır. Dünyanın ağırlık merkezi Batı’dan Doğu’ya doğru kaymaktadır. Bu kayışla doğru orantılı olarak rollerinde yavaş yavaş değişmeye başlaması normaldir.

Zirvede Avrupa Füze Kalkanı Projesi’ne gönderme yapılarak ‘’ Dünyada hiç kimsenin başkalarının savunması ve güvenliğini hiçe sayarak sadece kendi güvenliğinin peşinde olması kabul edilemez ‘’ açıklaması ile Rusya lehine ABD ve NATO’ya çok açık mesaj verilmiştir.

Gelişmeler göstermektedir ki tek kutuplu dünya düzenini sürdürmek isteyen ve küresel hegemonik yaklaşımından vazgeçmeyen ABD ile ŞİÖ arasında gerginlik zamanla daha da artacaktır. ŞİÖ’de ABD karşıtlığına giden yolda ilk adım 2005 zirvesinde atılmış, ABD’ye Orta Asya’daki askeri varlığına son verme çağrısı yapılmış, bunun üzerine ABD’nin Özbekistan’daki askeri varlığı sonlandırılmıştır.

Türkiye daha önce reddedilmişti

Pekin’de yapılan zirvede Afganistan’a gözlemci, Türkiye’ye diyalog ortaklığı statüsü verildi. Hindistan ve Pakistan’ın üyelik sürecinin başlatılması kararı alındı. Türkiye 2005 yılında da örgüte katılmak istemiş fakat Rusya ve Kazakistan’ın desteğine rağmen Çin’in muhalefeti nedeniyle kabul edilmemişti. Halbuki aynı dönemde İran’ın talebi uygun görülmüştü. Aradan geçen zaman içinde köprülerin altından çok sular geçti. Özellikle Ortadoğu, Suriye ve İran ile ilgili gelişmeler ve Türkiye’nin iyice ABD güdümüne girmesi Çin’deki bu politika değişikliğinin ana nedenidir. ŞİÖ’nün Pekin zirvesi sonucunda Haziran 2012 itibarıyla katılım durumu şu şekildedir;

Üye ülkeler: Çin, Kazakistan, Kırgızistan, Rusya, Tacikistan, Özbekistan

Gözlemci ülkeler: Afganistan, Hindistan ( üyelik süreci başlamıştır ), İran ( üyelik süreci başlamıştır ), Moğolistan, Pakistan

Diyalog ortakları: Beyaz Rusya, Sri Lanka, Türkiye

Tek kutuplu düzenin sonu geliyor

Sonuçları itibarıyla zirvede yaşanan en önemli olaylardan biri de İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad’ın katılımıydı. Çünkü bu katılım İran’a karşı yapılan suçlamaları, yaptırımları ve uluslararası ortamdaki yalnızlaştırmayı yok saymaktaydı. Bu katılım aynı zamanda Batı’dan başka bir dünyanın varlığını ve tek kutuplu küresel düzenin sonunun yaklaştığını göstermekteydi.

Zirve sonunda 6 ülke tarafından imzalanan ortak deklerasyonda ‘’ İran probleminin çözümü için kuvvet kullanımının asla kabul edilemeyeceğini ve bunun Ortadoğu’da tahmin edilemez sonuçlar doğuracağı ‘’ ifade edilmiş ayrıca Suriye ile ilgili olarak ‘’ İktidar değişikliği için dışardan kuvvet kullanımına ve yaptırımlara karşı olunduğu ‘’ açıklanmıştır.

Pekin’deki görüşmelerden ve sonrasında yapılan ortak açıklamalardan anlaşılmıştır ki; Örgütün BM Güvenlik Konseyi daimi üyesi olan ve veto yetkisi bulunan iki ülkesi Çin ve Rusya, Suriye’nin egemenliğinin, bağımsızlığının ve toprak bütünlüğünün korunmasına kararlıkla destek verecekler ve yabancı ülkelerin rejim değişikliğine yönelik her türlü müdahalesine karşı çıkacaklardır.

Rusya ve Çin el ele

Zirvede diğer önemli bir gelişme savunma ve askeri işbirliği alanındadır. Üye ülkelerin savunma alanında ortak politikalar geliştirmeye ve bu konuda işbirliğini artırmaya kararlı oldukları görülmüştür. Bu kapsamda Savunma Bakanlıkları, Genel Kurmay Başkanlıkları ve askeri birlikler arasında düzenli toplantılar yapma, tatbikatlar planlama/icra etme ve her seviyede işbirliğini geliştirme kararı verilmiştir.

Örgütün iki önemli ülkesi Çin ve Rusya’nın askeri işbirliğini daha da artıracağı her alanda ortak tatbikatların icra edileceği bizzat devlet başkanları tarafından ifade edilmiştir. Çin Devlet Başkanı Hu Jintao ve Rusya Devlet Başkanı Vlademir Putin ABD’nin Asya-Pasifik bölgesindeki girişimlerine karşı ortak bir dil kullanmışlardır. Bunun anlamı ABD’nin Asya-Pasifik Bölgesinde Çin’e karşı yaptığı kuşatmada Çin’in artık yalnız olmadığıdır.

Daha önce ‘’ Çin ile Soğuk Savaş ‘’ başlıklı köşe yazımızda anlatmaya çalıştığımız gibi ABD Çin’e karşı yapmaya çalıştığı bu kuşatmada Rusya’yı da yanına almayı planlamıştı. Eğer bunu becerebilseydi Çin’in hiç şansı olmayacaktı. Pekin’de yapılan 12’inci zirvede iyice anlaşılmıştır ki bu 2’inci Soğuk Savaş’ta Rusya Çin’in yanında olacaktır.

Saygılar sunarım.

Türker Ertürk

Beğendim(0)Beğenmedim(0)
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

Her hakkı saklıdır. © erturkturker@gmail.com