Sevkülceyş

Okurlarım, arkadaşlarım, karşılaştığım insanlar hep aynı şeyi soruyorlar; ‘’ ABD İran’a saldırır mı? ‘’ Nostradamus kehanetlerine benzer iddialarda bulunamayacağımıza ve kerameti kendinden menkul şeyh de olmadığımıza göre yapabileceğimiz şey aklımızı kullanmak, konuyu masaya yatırmak, analiz etmek ve denklemin bilinenlerinden bilinmeyenleri bulmaya çalışmaktır.

ABD’nin bundan sonra neler yapacağını anlamak için öncelikle bugüne kadar neler yapmış ona bakmak lazım. Savaşları, işgalleri, uçuşa yasak bölgeleri, bombalamaları biliyorsunuz. Peki, ABD’nin örtülü olarak yaptıklarını biliyor musunuz?

Amerikalı yazar ve tarihçi William Blum II. Dünya Savaşından sonraki ABD tarihini şu şekilde özetliyor;

‘’Demokratik seçimle gelmiş 50 hükümeti yıkmış,

20 ülkede ulusal hareketleri baskı altına almış,

30 ülkede seçimlere müdahale etmiş ve hileli yönlendirme yapmış,

30 ülkede 50’den fazla yabancı lidere suikast düzenlemiş,

Bu faaliyetlerin en az birini veya daha fazlasını 69 ülkede vizyona koymuştur.‘’

Ne diyorsunuz, bu faaliyetler ülkemizde de sahneye konmuş olabilir mi? Ya son 10 yıl içinde? Eğer ABD istemediklerine operasyon yapıyorsa, istediğine ve işbirlikçilerine ne yapıyor?

Time dergisinin haberine göre ABD Başkanı Obama Erdoğan’ı kendisine en yakın 5 siyasi lider arısında sayıyor ve ‘’ Bizim için pek çok işi başarmamızı sağladı ‘’ dediğini yazıyor. Bilmem bu haber sizin için bir cevap olur mu?

İran’da ne yapılmak istendiğini anlamak için ABD’nin ne yapmak istediğinin tam olarak algılanması gerekmektedir. Esasında bu konuda sayfalarca yazılabilir ama çok kısa olarak ABD’nin küresel ve bizi de yakından ilgilendiren bölgesel ulusal hedef ve amaçlarını şu şekilde ifade edebiliriz.

ABD soğuk savaşın bitiminden sonra ( 1990 ) elde ettiği tek kutuplu dünya düzenini, ekonomik, politik ve askeri üstünlüğü ile küresel hegemonyasını sürdürmek,

Stratejik konumu ile başta petrol ve doğal gaz olmak üzere enerji kaynakları bakımından zenginliği nedeniyle Ortadoğu ve Kuzey Afrika’yı içine alan bölgede Büyük Ortadoğu Projesini gerçekleştirmek,

Küresel güç olma potansiyeli olan Çin ve Rusya’yı kuşatmak, kontrol altına almak ve bilahare parçalayarak küçültmek, istemektedir.

Fakat bu hedefler nasıl ele geçirilecek, hangi yol ve yöntemler uygulanacaktır işte burada sevkülceyş kavramı karşımıza çıkmaktadır. Sevkülceyş, Osmanlı döneminde kullandığımız Arapça kökenli bir kelime olup şu anda kullandığımız yine yabancı kökenli bir kelime olan stratejinin karşılığıdır.

Strateji belirlenen hedeflere ulaşılması için eldeki kaynakların, en doğru, en etkin ve en verimli bir biçimde kullanılmasıdır. Önceleri sadece askerler tarafından kullanılan bir kavram iken bugün çok geniş bir yelpazede kullanım alanı bulmaktadır. Günümüzde şirketlerin hatta kişilerin bile hedeflerine ulaşmak için uyguladıkları stratejiden yaygın biçimde bahsedilmektedir.

Kişilerin ve şirketlerin olduğu gibi ülkelerinde stratejileri vardır. Bir ülkenin ulusal çıkarlarını elde etmek ve ulusal hedeflerine ulaşmak için barışta ve savaşta milli güç unsurlarını ( ekonomik, demografik, askeri, vb. ) en etkin, en verimli ve doğru zamanda kullanma sanatına ulusal strateji denir.

Strateji bir öngörü sanatıdır. Satranca çok benzer ama ondan daha karmaşıktır. Çünkü satrançta her iki tarafın da ulaşmak istediği hedef ve ellerindeki kaynaklar aynıdır. Bir de uluslararası arenadaki stratejik oyunu düşünün. Ulusal hedeflerinin farklılığı, çeşitliliği, tam olarak bilinememesi, kaynakların eşitsizliği ve oyuncuların çokluğu bu mücadelenin çok boyutluluğunu ve zorluğunu ortaya koymaktadır. Bu nedenle siz siz olun adınıza bu oyunu oynayacakları iyi seçin. Yoksa ‘’ Kılavuzu karga olanın burnu pislikten kurtulmaz ‘’ misali ülkece başımızı sorunlardan kaldıramayız.

Cuma günkü köşe yazımızda ABD’nin Ulusal Güvenlik Stratejisine, savaş ile ilgili emarelere göz atacağız ve ABD İran’a saldıracak mı? Cevabını vermeye çalışacağız.

Saygılar sunarım.

Türker Ertürk

Beğendim(0)Beğenmedim(0)
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

Her hakkı saklıdır. © erturkturker@gmail.com