Onlar Konuşuyor, Biz Yapıyoruz

Genel seçimlere tam bir hafta kaldı. Ülkemizi ise tam anlamıyla pislik götürüyor. Ekonomiden iç barışa, hukuktan dış politikaya, adaletten güvenliğe kadar ülkemizde iyiye giden hiçbir şey yok. Adata felakete ve iç savaşa doğru koşar adım gidiyoruz.

İktidar sahiplerinin seçilebilmek için halka yazılı ve sözlü olarak söyledikleri neredeyse külliyen yalan. Erdoğan ve Davutoğlu hukuktan ve adaletten bahsediyor ama onlar bu topraklarda Hititlerden bu yana geçen 4 bin yıl içinde hukuktan ve adaletten bahsedebilecek en son kişilerdir.

Deniz Kuvvetleri’nin gemi inşa faaliyetleri için verdikleri tüm bilgiler yalan ve yanlış. Davutoğlu daha ilkokul sıralarındayken 1967’de Gölcük Tersanesi’nde harp gemimizi inşa etmeye başlamışız! TCG Berk adlı bu gemi 1971’de göreve başlamış. Aynı tersanede 1975’de ilk denizaltımızı yapmışız. 1974’de Kıbrıs’ta yaptığımız Barış Harekatı’nda kendi inşa ettiğimiz çıkarma gemilerini de kullanmışız.

Mitomani

Türkiye’nin medarı iftiharı MİLGEM (Milli Gemi) Projesi, Atatürk’ün kurduğu laik okullardan yetişen, Erdoğan’ın “savcısıyım” dediği gayri hukuki operasyonların merkezinde yer olan Deniz Harp Okulu’nun tedrisatından geçen, bilim egemen kafalı, eleştirel akla sahip, aklı ve vicdanı hür nesiller tarafından gerçekleştirilmiştir. Gülen’in “Altın Nesli” veya Erdoğan’ın “Kindar ve Dindar” gençliğinin böyle bir başarıya imza attığı vaki midir? Veya atabilmesi mümkün müdür? Yapabilecekleri en iyi iş dijital terör unsuru sahte belgeler ile aydınlık geleceğimiz olan insanlara saldırmak ve yaşamlarını karartmaktır.

Bir dostum “bunlarda mitomani hastalığı var” diyor. Biliyorsunuz çocukluğundan itibaren büyüklerinin her konuda anlamsız yalanlarıyla büyütülen kişiler gerekli gereksiz her yerde, her ortamda ve her konuda yalanlar, masallar uydurur ve işin kötüsü bunlara kendileri de inanır diyor mitomani hastalığı için bilim insanları. Kabataş olayının gerçekleşmediği belgelerle anlaşılmasına rağmen bu konuda ısrarı sanırım bu hastalığın belirtileri olarak değerlendirmek lazım.

Gelelim yerli uçak meselesine. AKP 2007 Genel Seçimlerinde “yerli uçağımız göklerde” diyen ve üzerinde Erdoğan ile bir yolcu uçağının fotoğrafını gösteren ilanlar veriyor ve broşürler dağıtıyor. Tam 8 yıl sonra 2015 Genel Seçimleri bu sefer AKP’nin atanmış ve emanetçi lideri Davutoğlu “yerli yolcu uçağımızı yapıyoruz” diyen ilanlar veriyor. Allah aşkına biriniz çıkın ve söyleyin, hangisi doğru? Bunlardan yanıt beklemek saflık olur. Çünkü ikisi de doğru değil. Türkiye, ilk yolcu uçağını 25 Mayıs 1944’de Nuri Demirağ’ın uçak fabrikasında tasarımdan imalatına kadar yerli olarak üretti ve ilk uçuşunu İstanbul’dan Ankara’ya yaptı.

İçine ediyoruz

Bunlar yalanı peynir ekmek yer gibi söylüyorlar. Yerse! Nasıl olsa yiyen bulunuyor! Bu zihniyetin 1950’li yıllarda Demokrat Partililerin Batı Cephesi Komutanı ve Atatürk’ün en yakın silah arkadaşı İsmet İnönü’ye “İsmet Paşa asker kaçağıdır” diyen zihniyetinden farkı yoktur.

Bugün memleket dahilinde iktidarı elinde bulunduranlar emperyalizmle işbirliği yapmaktadır, kanlı terör örgütüyle halvet durumunda olup pazarlık masasındadırlar, komşularımıza terör ihraç etmektedirler, sürdürdükleri gayri milli politikalarla bölgemizi ve ülkemizi ateşe atmaktadırlar. BOP (Büyük Ortadoğu Projesi) Türkiye’nin de içinde bulunduğu bölgenin emperyalizmin çıkarlarına yönelik olarak yeniden dizayn edilme projesidir. Bu projenin eş başkanı olduğunu söylemek gücünü anayasadan almayan sıfat kullanmak ve ülkemize düşmanlık etmektir. Sadece bu bile yargılanmak için yeterlidir!

Anlaşılan yazımızın başlığına koyduğumuz AKP sloganını onlar yapıyor biz içine ediyoruz olarak değiştirmek daha doğru olur! Görünen o ki, haftaya yapılacak seçimler bu kötü gidişi durdurabilecek çözümü üretebilecek durumda değildir. Seçimler sonrası ülkemizi kaos ve çatışma beklemektedir.

Saygılar sunarım.

Beğendim(0)Beğenmedim(0)
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

, , , , , , , , , , , , , ,

Her hakkı saklıdır. © erturkturker@gmail.com