Okyanus Ötesinden Sufle Edildi

Geçtiğimiz cumartesi günü Cumhuriyetimize sahip çıkma misyonuyla kurulan bir gazetemizin yaşı itibarıyla kelli felli sayılan bir köşe yazarı yazısının bir yerinde “70’li yıllarda Yeşil Kuşak Projesi vardı tutmamıştı ve Büyük Ortadoğu Projesi her defasında düş olarak kaldı” demiş.

Bu değerlendirmenin neresinden tutsanız elinizde kalır. Bilgiden, yaşadığımız yakın tarihin derinliğinden uzak ve stratejik zekaya dayanmayan bu tür iddialı kıymetlendirmeler ancak ve ancak emperyalizmin ekmeğine yağ sürer.

Yeşil Kuşak, Soğuk Savaş (1945-1990) döneminde ABD’nin Sovyetler Birliğine Karşı kullandığı en önemli enstrümanlardan biriydi. Sovyetler Birliği silahlanma yarışına sokularak, kaynakları yararsız alanlarda tükettirilerek, kuşatılarak ve boğazı sıkılarak çökertildi ve dağıtıldı.

Bölgesel dönüşüm yapılıyor

Bugün bile ülke olarak yaşadığımız zorlukların, koşar adım Ortaçağ karanlığına doğru gidişin ve karşı devrim sürecinde geldiğimiz yerin geçmişte Yeşil Kuşak Projesi’nde görev verilen ülkemizin bu proje için elverişli hale getirilmesine yönelik yatırımları var.

Ya Büyük Ortadoğu Projesi! Emperyalizmin ortaya koyduğu uzun vadeli bir plan olan Büyük Ortadoğu Projesi gerek ülkemizde gerekse bölgemizde hedeflerine adım adım ulaşmaktadır. Bu kafayla gidildiği müddetçe zaman emperyalizmin lehine çalışmaktadır.

Büyük Ortadoğu Projesi’nin hedefleri; Türkiye’nin de yer aldığı geniş Ortadoğu coğrafyasını istikrarsızlaştırmak, burayı şehirlerde yapılan kentsel dönüşüm gibi bölgesel dönüşüm ile yeniden yapılandırmak, siyasi haritayı etnik, dinsel ve mezhepsel olarak yeniden çizmek, enerji ve hammadde kaynaklarının üzerine oturmak ve askeri olarak devamlı varlık göstermektir.

Basra’dan denize mi döktüler?

Şimdi bir düşünelim; Emperyalizm bu hedeflerine ulaşmak bakımından Türkiye’de ve bölgede mesafe mi kat etmiştir, yoksa geriye mi gitmiştir? “Emperyalizm Afganistan’da, Irak’ta ve Suriye’de yenildi ve çekildi, ABD çöküyor” demek doğru bir değerlendirme değildir. Bakınız Kurtuluş Savaşı sonunda emperyalizmi ve onun Anadolu’yu işgal eden işbirlikçilerini yendik, denize döktük, Cumhuriyetimizin tapusu olan Lozan antlaşmasını imzaladık ve 1924 Anayasası’nı yaptık.

ABD’nin Irak’ta yenildiğini ve Iraklılar tarafından Basra’dan denize döküldüğünü söyleyebilir misiniz? ABD Irak’ta bir kısım hedeflerine ulaştıktan bir kısım hedeflerine de zaman içinde ulaşacak gelişmelerin önünü açtıktan sonra maliyet-etkinlik analizi yaparak 2011’de kendi isteği ile çekilmiştir. Irak’ın, toplumu etnik ve mezhepsel kompartımanlara bölen 2005 Anayasa’sını ABD dikte ettirmiştir. Bugün bile yaşanan huzursuzluğun ve istikrarsızlığın temelinde bu Anayasa var.

IŞİD’in Musul’u işgal eden ve Bağdat’a tehdit olan operasyonunun arkasında ABD var. ABD Irak’ta yenilmiş olsaydı şimdi taşeronlar vasıtası ile bu operasyonu yapamazdı ki! O gün sağladığı elverişli ortamlar ona bugün istediği gibi operasyon yapmak imkanı tanıyor.

Cumhuriyetimize karşı hainliktir

Bugün Türkiye bölünme, parçalanma, çözülme ve dönüştürülme süreci içinde koşar adım ilerlemektedir. Bu sürecin arkasında emperyalizm var. Cumhurbaşkanlığı seçimleri bu süreci geriye çevirmek için bir şans olabilirdi. Ama “Çatı aday” beklentisi fos çıktı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Ekmeleddin İhsanoğlu’nun adaylığı için yaptığı girişim kelimenin tam anlamıyla Cumhuriyetimize karşı hainliktir. Bu isim kendisine okyanus ötesinden sufle edilmiştir.

CHP’ye operasyon yapanlar Deniz Baykal gitsin kim gelirse gelsin dememişler, geleceği de planlamışlardır. Kılıçdaroğlu operasyon öncesinde Türkiye için kurgulanan emperyalist girişimlere destek vermesi, hiç değilse köstek olmaması için okyanus ötesinden planlanan ve parlatılan isimdir. Kendisinden bekleneni yapmıştır!

Saygılar sunarım.

Beğendim(0)Beğenmedim(0)
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

, , , , , , , , , , , , , ,

Her hakkı saklıdır. © erturkturker@gmail.com