Nereye Kadar Sus

Geçtiğimiz 30 Mart Yerel Seçimlerine aylar vardı. Bağdat Caddesi Forumu’nun davetlisi olarak Göztepe Parkı’nda bir konuşma yaptım. Konuşmamda Türkiye üzerinde oynan oyunları, ülkemize yönelik tehditleri, Mavi Vatan kavramını ve işgal altında bulunan adlarımızı anlatmaya çalıştım. Konuşmamdan sonra soru cevap periyoduna geçildi ve sorulardan bir tanesi CHP ile ilgiliydi.

Ben de CHP’liydim. Hem de üç kuşaktan beri. İstiklal madalyalı bir dedenin ve subay bir babanı torunu ve evladı olarak Atatürk, İsmet Paşa, Türk Devrimleri ve 6 Ok ideali ile büyümüştüm ve büyütülmüştüm. Asker ve denizci olma geçmişine sahiptim. Ayrıca istifa ettikten sonra CHP’de siyasete başlamış, 2011 Genel Seçimlerinde Milletvekili aday adayı olmuş, 2012’de Trabzon CHP İl Başkanlığı için yarışmıştım.

Böyle bir geçmişe sahiptim ama bu gerçek yeri geldiğinde yaptığım analizler doğrultusunda CHP’yi eleştirmeme engel değildi. Forumu başarı ile tamamladıktan sonra eve geldim. Çok geçmeden 30 Mart 2014 yerel seçimlerinde CHP’den Kadıköy Belediye Meclisi’ne seçilme başarısını da gösteren arkadaşım telefonla aradı. Sanırım beni dinleyen ama itiraz etme cesaretini gösteremeyen birisi durumu ona anlatmıştı.

Kızılcık şerbeti içtik

Arkadaşım telefonda özetle benden yaptığım konuşmalarda CHP’yi eleştirmememi istedi! Bende kendisine eğer yanlış, yalan ve abartılı bir şey söyledim ise derhal özür dileyebileceğimi hatta köşemde kendime karşı özeleştiri yapabileceğimi söyledim. O da bana söylediklerimin hepsinin doğru olduğunu belki de az bile söylediğimi ama seçimlerin yaklaştığını bu nedenle CHP konusunda eleştirisel olarak yazmamamı ve konuşmamı istedi.

Seçimlere çok kalmamıştı. Esasında bana seçimlere kadar sus konuşma ve yazma demek halkın gözünden gerçekleri kaçır demekle eş anlamlıydı. Epeyce düşündükten sonra karar verdim; seçimlere kadar kan kusup kızılcık şerbeti içtim ve sustum.

Seçimler geldi ve geçti, sonuçlar CHP için tam bir hezimet oldu. Öncesinde yüzde 40’lar en yetkili ağızlardan telaffuz edildi yüzde 35’in altı asla dendi! Ama sonuç ortada!

Steinbrück istifa etti, ya siz!

Öncesinde de söylemiştik ama anlamak istemediler. Sorun inançsız, kişiliksiz, ilkesiz, niteliksiz, fırsatçı ve köklerine ihanet eden politikalardı. Peki, bu feci başarısızlığın bir sorumlusu yok mu? Kim çıkacak öne ve hata yaptık diyecek? Dünya bunun sayısız örnekleri ile dolu.

Almanya’da Merkel’i üçüncü dönem başbakanlığa götüren seçimlerde yüzde 25,9 oy alan Sosyal Demokrat Parti’nin (SPD) başbakan adayı olan Steinbrück hemen partideki görevlerinden istifa etti.

Bugün İngiltere’nin Başbakanı olan Muhafazakar Parti lideri David Cameron (9 Ekim 1966) partisinin liderliğine 2005’de Michael Howard’ın yerine geldi. Şu anda İngiltere Dışişleri Bakanı olan William Hague (26 Mart 1961) daha 36 yaşındayken 1997’de Muhafazakar Parti’nin lideri seçilmişti. Fakat 4 yıl sonra 2001’de genel seçimlerde İşçi Partisi’ne yenilince istifa etti.

Görüyorsunuz başarılı olamayan hemen gidiyor ve bir yenisi geliyor. Ya bizde! Hala parmak hesabı yaparak ve bizi aldatarak nasıl başarılı olduklarını ama bizim bunu anlayamadığımızı göstermeye çalışıyorlar.

Dün dündür bugün bugün mü?

Bu seçimi genel seçim gibi düşünürsek zaten o havada da yapıldı. Belediye meclisi oylarını esas almamız gerekir ki buda CHP için yüzde 25,2’dir. Bu oranı 2011’de yapılan genel seçimlerde alınan yüzde 25,98 ile karşılaştırırsak başarısızlık çok aşikar olarak gözükmektedir. Hem de şartlar bu kadar muhalefetin lehineyken!

2002 Genel Seçimlerinde AKP 34,28, CHP yüzde 19,41 oy oranına ulaşır. Tam iki yıl sonra 2004 Yerel Seçimlerinde AKP 40,1 CHP ise 20,6 sonuçlarını elde ederler. CHP Milletvekili olan Kemal Kılıçdaroğlu 2004 yerel seçimlerinden sonra 30 arkadaşı ile birlikte zamanın CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ı istifaya davet eder. Ama dengeler nedeniyle bir hafta sonra imzasını çeker.

Bakın 2004’de CHP azda olsa oyunu yükseltmesine rağmen Genel Başkanı istifaya davet eden zihniyet bugün oy oranı düşmesine rağmen kılını kıpırdatmamaktadır. Durum “Dün dündür bugün bugündür” olarak mı açıklanacaktır!

Şimdi önümüzde yine seçimler var. Yakında Cumhurbaşkanlığı, seneye genel seçimler. Yine susmamızı mı istiyorsunuz? Ülkemiz çözülüyor ve parçalanıyor söyleyecek bir sözünüz yok mu? Kişisel çıkarlarınız ve gelecek seçimde sizi aday yapsınlar diye sessiz kalacak, bu duruma dur diyecek girişimi ve isyanı göstermeyecek misiniz?

Saygılar sunarım.

Beğendim(0)Beğenmedim(0)
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

, , , , , , , , , , , ,

Her hakkı saklıdır. © erturkturker@gmail.com