Misilleme

Kötü ve düşmanca bir davranışa maruz kalanın aynı şekilde cevap verme durumuna misilleme denir. Diğer bir ifade ile saldırgana karşılık verilmesidir.

Geçen hafta Çarşamba günü ( 3 Ekim ) Şanlıurfa’nın Akçakale İlçesi’ne Suriye istikametinden gelerek düşen top mermileri nedeniyle 4’ü çocuk 1’i kadın 5 yurttaşımız hayatını kaybetti, 2’si ağır 10’u ise yaralandı.

Bilindiği üzere Akçakale’nin tam karşısında bulunan Suriye’nin Tel Abyad kenti günlerdir güvenlik güçleri ile teröristler arasında süren çatışmalara tanık oluyordu. Akçakale’ye düşen mermilerin Tel Abyad ve civarından atılmış olduğu kesindir ama kimin attığı belli değildir.

Üç farklı yanıt

Top mermileri kim tarafından ve niçin atıldı? Sorusuna üç farklı yanıt verilebilir. Birincisi; Suriye, teröre destek verdiği gerekçesi ile Türkiye’yi cezalandırmak maksadıyla kasten yapmıştır. İkincisi; güvenlik güçleri ile teröristler arasındaki çatışma sınıra çok yakın olduğundan mermiler kazaen Türkiye’ye düşmüştür. Üçüncüsü; muhalif görüntüsü altındaki teröristler Türkiye’nin Suriye’ye müdahale etmesi için kışkırtmak amacıyla kasten ülkemize ateş etmişlerdir.

Bu durumda yapılması gereken önce durumu anlamak, inceleme yapmak ve top mermilerini kimin attığını ve nedenini tespit ederek sonucuna göre eyleme geçmektir. Fakat bu yapılmamış ve derhal misillemeye geçilerek Suriye’ye ateş kusulmuştur. Demek ki gerçeğin öğrenilmesi istenmemektedir!

El Cezire televizyonuna göre Türk topçusu Ayn El Arus ve İdlip’deki Suriye Silahlı Kuvvetleri’ni hedef almış ve Türkiye’nin bu misillemesinde 34 Suriye askeri ölmüştür.

Açık bir kışkırtma

Akçakale’ye düşen top mermilerinden sonra Özgür Suriye Ordusu yaptığı açıklamada “ Suriye’nin bu saldırısı ne ilktir, ne de son olacaktır “ demiştir. Bu açıklama bile olayın çok açık bir kışkırtma olduğunun delilidir. Suriye’nin başı yeterince belada olup Türkiye’nin düşmanlığını kazanacak bir davranıştan özellikle kaçınmaktadır. Geçtiğimiz Nisan ayında Suriye’ye yaptığımız ziyaret sırasında bu husus Suriye’nin en yetkili ağızlarından da bize ifade edilmiştir.

Ayrıca Akçakale olayının ardından Hükümete sınır ötesi operasyon yetkisi veren tezkere 320 evet, 129 ret oyuyla Meclis’ten geçmiştir. Tezkerenin içeriğine baktığımızda ilk dikkati çeken şey cihan şümul olması hükümetin bu yetki ile Çin dahil tüm dünyaya savaş açma yetkisini almış olmasıdır. Yeter ki savaşta öldüreceklerimizi defnedebilecek bir yer bulunsun!

Milliyetçiler, Solcular ve bölücülere karşı

Tezkere oylamasında MHP’nin evet BDP’nin ise hayır oyu vermesi toplumsal bir mühendisliğin gereğiydi. Ulaşmak istediği hedefler açısından Türkiye’nin Suriye’ye müdahalesi BDP’nin çıkarınadır. “ Milliyetçiler destekliyor, BAAS’çılar, Solcular ve bölücüler desteklemiyor “ algısı ile halkın kandırılması için oylama öncesinde yönlendirme operasyonu yapılmış ve MHP’ye evet, BDP’ye hayır verdirilmiştir.

MHP lideri Bahçeli “ Bu tezkere savaş tezkeresi değil caydırma tezkeresidir “ diyor. Bahçeli’ye sormak isteriz, kimi caydıracaksınız? Cihatçı, El Kaideci ve Müslüman Kardeşler militanları olan Suriye dışından gelen yabancı teröristleri mi caydırmayı düşünüyorsunuz? Ben kendisine garanti vereyim kışkırtmalar devam edecek!

Bahçeli “ Suriye’nin tecavüzkar eylemlerinin önüne geçmek, sınırımızın yanı başında Kürdistan’ın ikinci fazına ulaşmasını engellemek amacıyla TBMM’ye getirilen tezkereyi destekledik ve arkasında durduk “ diyor. Kendisini nasıl ikna ettiler bilmiyoruz ama bu tezkere, Suriye ile ilişkileri tırmandırmak ve bir pundunu getirip müdahale etmek amaçlı emperyalist projenin bir parçasıdır.

Bahçeli BOP’u anlamamış

Görülen o ki, Bahçeli Büyük Ortadoğu Projesi’ni ve proje içinde neler yapılmak istendiğini anlayamamış ve kavrayamamış. Suriye’ye müdahalenin ve Suriye’nin bölünmesinin bölgemize ve ülkemize hangi felaketler getireceğini değerlendirememiştir.

Merak ettiğimiz bir konu var; Kışkırtma amaçlı olduğu aşikar olan Akçakale saldırısına karşı Suriye’ye karşı yapılan misillemede ileri gözetleyici görevini kimler yaptı? Yoksa İncirlik ve Apaydın terör kampında eğitilen teröristler mi?

Sevgili okurlar ABD Suriye’ye müdahaleden vazgeçti bir safsatadır. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nden vetolar nedeniyle yetki alınamadığından örtülü savaşa hız verilerek devam edilmektedir. AKP yönetiminde kimyası bozulan ülkemiz İsrail ile endirekt, Suudi Arabistan ve Katar ile direkt olarak şer cephesinde yer almaktadır.

AKP yönetiminde Türkiye Suriye’ye müdahale etmek zorundadır. Düşmanlığın arttırılması, Suriye Büyükelçisi’nin “ istenmeyen adam “ ilan edilmesi, kışkırtma amaçlı saldırı, tırmandırma amaçlı misilleme, mütareke basını ile Türk Halkının savaşa hazırlanması, algı operasyonları, terörün azdırılması ve bunun Suriye’ye fatura edilmesi, Suriye yolcu uçağının F-16’lar eşliğinde Esenboğa Havalimanı’na indirilmesi ve aranması, Genelkurmay Başkanı Özel’in Akçakale’de yaptığı tehditkar konuşmalar Suriye’ye müdahale edebilmek içindir.

Erdoğan ve AKP Hükümeti, Suriye’ye müdahale edilirse İran ve Rusya’nın ne tepki vereceğini tam olarak kestirememekte ve korkmaktadır. ABD’de Erdoğan vasıtası ile Türkiye’yi ateşe ittirerek bu tepkiyi test etmek istemektedir. Bir bakarsınız bu müdahaleden İran’a saldırmanın gerekçesi ( Casus belli ) oluşur. Kim bilir!

Saygılar sunarım.

Türker Ertürk

Beğendim(0)Beğenmedim(0)
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

Her hakkı saklıdır. © erturkturker@gmail.com