Mevzubahis Kişisel Çıkar İse Vatanın Canı Cehenneme!

Amerika’ya gitmeden önce Cem TV’den aradılar; “Döndükten sonra Amerika anılarınızı bizimle ve izleyicilerimizle paylaşabileceğiniz bir program yapabilir miyiz?” diye sordular. Ben de “Seve seve” yanıtını verdim.

Amerika’dan geldikten sonra hiç ses çıkmayınca sordum; “Ne oldu?” diye. Büyük bir sıkıntı içinde “Yönetim karar almış, şarkı ve türkü gibi eğlence programlarında sorun yok, ama siyasi programlar için bundan sonra sponsor gerekli olacak” dediler. Ben de kendilerine; “Bunun anlamı dibine kadar sansürdür” dedim. Muhalefet eden, iktidara eleştiri yapan, Cemaatin hem dünya barışı, hem de ülkemiz için tehdit olduğunu söyleyen birine kim sponsorluk ederdi ki!.. Bunun tek bir açıklaması vardı: Afyon tipi uyutucu ve uyuşturucu programlar serbestti ama, uyandırıcı ve bilinçlendirici programlar yasaklanmıştı.

Alevi-Bektaşi Türkmen kültürü

Türkiye hızla rejim değişikliğine doğru giderken; bu sürece direnen odakların kimisi zindanlara atılıyor, kimisi tehdit ediliyor, kimisi ele geçiriliyor, kimisi de satın alınıyordu.

Siz, kurduğunuz televizyon kanalına “Cem” adını vererek, buradan Alevi-Bektaşi Türkmen kültürünü esas alan bir gözlükle dünyaya bakılacağını, bu kültüre dostça bakan Cumhuriyetimizden ve onun kurucu ideolojisinden yana duruş göstereceğiniz algısını yaratmaya çalışacaksınız ama tam tersini yapacaksınız. Bunu normal şartlar altından anlamak mümkün değildir.

Bu ülkede rejim değişikliği olduğu zaman ilk yok edilecek veya baskı ile asimile edilecek grup; Aleviler’dir. Cemaat tarafından Cumhuriyet’e ve Alevilere hangi gözle bakıldığı aşikardır. Bunu anlamak için; cemaatin ve liderinin sözlerine ve açıklamalarına bakmak yeterlidir.

Tunceli Aleviliği

Cemaatin lideri, Alevilik hakkında yaptığı bir konuşmasında; “Tunceli Aleviliğinin, Nusayri kökenli Süryani-Ermeni karışımı bir anlayış olduğunu ve esasen bunun dinsizlik olduğunu” anlatıyor. Bu konuşmayı internetten bulabilir, kulaklarınızla dinleyebilir ve gözlerinizle görebilirsiniz. Şimdi siz böyle bir insanın, dinler ve mezhepler arasında barış ve hoşgörü ortamının yaratılmasına katkı sağlayabileceğine inanıyor musunuz?

Hal böyle iken; siz eğer “Akil insanlar” heyetinin bir üyesi oluyorsanız, altında hinoğlu hinlik yatan Mamak Tuzluçayır’daki Cami-Cemevi projesinin ortağı iseniz ve kanalınızda AKP ve Cemaate karşı kalkan oluyorsanız bunun anlamı; “Mevzubahis kişisel çıkar ise; vatanın, mensubiyet içinde olduğunuz kültürün ve inancın canı cehenneme” yaklaşımıdır.

Ama toplumumuzda küçük insanlar olduğu gibi, abideler de mevcut. Bunlardan birisi de bu gelişmeler üzerine Cem TV ve Cem Radyo’dan biri grup arkadaşı ile beraber istifa ederek ayrılan, Sayın Tijen Bolulu’dur. Kendisini bu onurlu davranışı nedeniyle kutluyor, gelişmeleri de Alevi Toplumunun değerlendirmesine sunuyorum.

Olimpiyatlar çağdışı zihniyete verilemez

AKP uygulamaları ve Cemaat operasyonları ile, ülkemizin hızla ortaçağ karanlığına doğru sürüklendiği şüphe getirmez bir gerçektir. Bir de utanmadan ve arlanmadan, 2020 Olimpiyatlarını almayı bekliyorlardı. Halkına kimyasal silahlarla saldır ve şimdiye kadar altı yurttaşımızı katlet, doğal çevreyi tahrip et, toplumu birbirine karşı kamplaştır ve düşmanlaştır, kadınlara ve erkeklere ayrı havuz yapmayı planla, Aydınlanma devrimlerine düşmanlık et, sporcuların dünya doping rekorlarını kırsın ve sonra olimpiyat! Adama gülerler! Farklı kültürlere ve görüşlere kucak açmayan, hatta düşmanlık eden bir iradenin hakim olduğu bir ülkeye, barış ve hoşgörünün sembolü olan böyle bir organizasyon asla verilmez, verilemez! 2020 Olimpiyatları Türkiye’ye değil bugün ülkemizde şimdilik egemen olan çağdışı zihniyete verilmemiştir.

Biz insana yatırım yapıyoruz

2020 Olimpiyatlarının hangi şehre verileceğinin belirlendiği toplantıda Japon Başbakan, sunumunda teknolojinin en üst noktasında spor tesisleri yapacaklarını söyledikten sonra çok önemli bir tespit yapıyor ve “Bütün bunlardan daha önemlisi, biz insana yatırım yapıyoruz” diyor. Ya bizde, insana yatırım var mı? Olmadığı gibi; insani değerlerimiz bugün zindanlarda çürütülüyor.

Bakınız bugün için 7 milyara ulaşan dünya nüfusu içinde, kendi imkanlarıyla tek başına rekorlar kırmış, üç okyanusu sadece kürekle, 7,5 metrelik tekneyle ve arkasında Türk Bayrağı dalgalandırarak geçmiş ve tüm dünyanın takdirini kazanmış olan Erden Eruç’a sahip çıkılmadığı gibi, ona bir takdir mektubu bile çok görülmüştür. Çünkü Eruç, Atatürkçü olup, Türk olmaktan gurur duymaktadır. Bu nitelikleri; başarılarının görmemezlikten gelinmesi ve ona karşı düşmanlık geliştirilmesi için yeterlidir.

O zaman soruyoruz size; bu zihniyetin idaresi altında bir ülkeye ve şehre olimpiyatlar verilebilir mi?

Saygılar sunarım.

Beğendim(0)Beğenmedim(0)
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

, , , , , , , , , , ,

Her hakkı saklıdır. © erturkturker@gmail.com