Mavi Marmara

Zaman geçtikçe artık iyice anlaşılıyor ki İsrail özür mözür dilememiş. Yalnızca Obama’nın baskısı ile Suriye karşı sürdürülen savaşın koordinasyonunda oluşan problemleri aşabilmek için sözlü olarak üzüntülerini bildirmiş. Yine yalan, yine yalan! Yalan Erdoğan liderliğinde AKP hükümetlerinin bir yaşam tarzı ve olağan davranış biçimi olmuş. Lütfen internet ve sosyal paylaşım sitelerine bir göz atın bu gerçeği göreceksiniz.

9 yurttaşımızın yaşamını kaybetmesine neden olan ve neredeyse 3. yılını dolduracak olan Mavi Marmara olayını sanırım tekrar anımsamakta fayda var.

”Rotamız Filistin Yükümüz İnsani Yardım” sloganı ile Antalya’dan yola çıkan 6 gemilik konvoyun Mavi Marmara dahil 3’ü Türk gemisiydi. Gemilerdeki insan sayısı yaklaşık 700 civarındaydı ve bunun 600’ü Mavi Marmara’daydı. Eylemcilerin çoğunluğu Türk, kalanı ise 32 ülkenin yurttaşlarından oluşmaktaydı. Bildiğiniz gibi konvoy Gazze’ye intikaldeyken Akdeniz’de uluslararası sularda İsrail komandolarının saldırısına uğradı.

Bu eylemi Özgür Gazze Hareketi ( Free Gazze Movement ) planlamıştır. Bu hareket kendisini Filistin haklarını savunan örgütlerin ve eylemcilerin bir araya gelerek oluşturdukları bir platform olarak tanımlamakta olup kurucusu ve lideri Amerikalı Greta Berlin‘dir. Eylemin sevk ve idaresini ise Türkiye orijinli İnsan Hakları ve Hürriyetleri İnsani Yardım Vakfı ( İHH ) yapmıştır.

Biliyorsunuz bu yardım konvoyu Gazze’ye intikaldeyken İsrail’in hızlı botları gemilere yaklaşarak çeşitli muhabere vasıtaları ile “ Deniz ablukası olduğunu Gazze’ye intikal edemeyeceklerini, ısrar ederlerse operasyon yapacaklarını “ belirtmelerine rağmen eylemcilerin kararlılığı üzerine 31 Mayıs’ta İsrail açısından asla mazereti olmayan müessif olay meydana gelmiştir.

Gemide Amerikalı Deniz Piyade var

Olayları Mavi Marmara’da bire bir yaşayan görgü şahidi gazeteci bir arkadaşımdan öğrendiklerimi size iletiyorum; Bir İsrail helikopteri havadan yaklaşır, sallandırılan halat ( Fast Rope ) vasıtası ile silahlı komandolar geminin güvertesine indirilir. Komandolar silahlıdır fakat ateş etmemişlerdir. Güvertede bulunan eylemcilerden Amerikalı eski deniz piyadesi Kenneth O’Keefe’nin aktif liderliğinde inen komandolar etkisiz hale getirilir, silahları alınır, tartaklanarak kapalı mekana sokulur ve orada hırpalanır. Bu gelişme üzerine ikinci helikopter ateş açarak yaklaşır, komandolar iner ve hatırlamak bile istemediğimiz gelişmeler olur.

Şimdi olayı başından itibaren analiz etmeye çalışalım; Bu eylemin amacı nedir? Eğer amaç insani yardımı Gazze’ye intikal ettirmek ise bunun daha kolay ve barışçı yöntemleri vardır. Eylemin planlayıcıları “ Amacımız insancıl yardım götürmek değil ambargoyu delmektir “ açıklamasını yapıyor. Gemideki yolculardan biri El cezire Televizyonu’na verdiği demeçte “ İki güzel şeyden biri olacak ya şehitlik düzeyine ulaşacağız ya da Gazze’ye ayak basacağız “ diyor.

İsrail kendi kontrolü dışında yardım malzemesinin Gazze’ye ulaşmasını istemiyor. Deniz Ablukası ilan etmiş, bunu ihlal ederseniz kuvvet kullanacağı söylüyor. Bu konuda blöf yapmadığı geçmiş tecrübelerle sabit. Bana sanki siz şehit olmak istiyorsunuz gibi geliyor.

Bu gelişmeler olurken ülkemizin ve yurttaşlarının güvenliğinden sorumlu Erdoğan liderliğindeki AKP hükümeti nerededir? İsrail Deniz Ablukası ilan etmişken ve bu ablukayı yarmak isteyeni vuracağını tüm dünyaya açıklamışken siz nasıl Antalya’dan içinde 3 Türk gemisinin ve yüzlerce Türk vatandaşının bulunduğu konvoya müsaade edersiniz veya onları korumasız olarak ölüme gönderirsiniz? Niçin Kızılay işin içinde değildi? Hayır, ablukayı delmek ve İsrail’e ders vermek istiyordunuz o zaman Türk Deniz Kuvvetleri nerede? Niçin konvoyu savaş gemilerinin korumasında göndermediniz?

Erdoğan gibi liderler lazım!

Sizce operasyon sırasında sadece Türklerin öldürülmesi tesadüf mü? Bir yardım konvoyunda bu kadar fazla sayıda yolcuya ihtiyaç var mıydı? Yoksa çıkacak bir çatışmada şehit sayısı mı arttırılmaya çalışılıyordu?

Mavi Marmara’da İsrail komandolarını etkisiz hale getirerek tırmanmaya ve karşı tarafın silah kullanmasına neden olan başrol oyuncusu Amerikalı deniz piyade Kenneth O’Keefe’dir. Biraz karışık bir adam! 1969 doğumlu, Birinci Körfez Savaşı’nda ABD askeri olarak savaşmış, savaştan sonra ordudan ayrılmış, 2001’de ABD vatandaşlığından çıkmış, İkinci Körfez Savaşı öncesinde canlı kalkan olarak Irak’a gitmiş, şimdi İrlanda ve Filistin vatandaşı, İngiltere’de ve Kıbrıs’ın Rum kesiminde yaşıyor. Amerikalı deniz piyadeyi bilmem ama canlı kalkan olarak Irak’a gidenlerin birçoğu CIA ajanı idi. Anımsarsanız Bağdat direnmeden teslim olmuştu. Çünkü canlı kalkan kılığındaki ajanlar Iraklı generaller ile pazarlıkları kotarmışlardı.

İsrail ablukasını delme operasyonunun arkasında bulunan isimlerden birisi de bazı konuşmalarına Bismillahirahmanirrahim ve Selamünaleyküm diye başlayan İngiliz İşçi Partisi eski Milletvekili George Galloway’dir. Buda biraz karanlık bir adam. Arap dünyası ile bayağı sıkı fıkı ve akçeli işleri var. Galloway ‘’ Türkiye’nin pozisyonunu Osmanlı’nın dirilişi olarak’’ yorumluyor ve ‘’ İslam Ülkelerine Erdoğan gibi liderler lazım’’ diyor.

Hiç şüphe yok ki İsrail Ablukasını delme operasyonu dışarda planlanmış olup icracılar, destekçiler ve katılımcılar özendirilmiştir. Amaç çok açık olarak Türkiye’nin ve Erdoğan’ın ismini emperyalist projelere yönelik taşeron olarak kullanılmak üzere Arap ve İslam dünyasında parlatmak içindi.

Esasen Türk halkından özür dilemesi gereken Başbakan Erdoğan’dır. Halkın ve yurttaşların güvenliğinden sorumlu olan birisi görevini yapmamış ve ihmal etmiştir. Bu suça yola elverişlilik yeterliliği olmayan gemileri Antalya’dan yola çıkaran yöneticiler de iştirak etmiştir. Bu olay er ya da geç yargıya intikal ettirilmeli ve suçlular mutlaka yargılanmalıdır.

Saygılar sunarım.

Türker Ertürk

Beğendim(0)Beğenmedim(0)
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

Her hakkı saklıdır. © erturkturker@gmail.com