Manifestom

Anadolu Partisi’ne karşı ilgi ve alaka çok yüksek! Daha ilk günden halkın umudu olmaya başladı. Asıl iş sonunu iyi getirebilmek, beklentilere cevap verebilmek, örgütlenmeyi zamanında tamamlayarak seçime girme hakkını kazanabilmek.

Zaten yüksek olan sosyal medya ve elektronik posta trafiğim Anadolu Partisi’nin kurucularından biri olmam nedeniyle anormal boyutlara ulaştı. Bu nedenle gelen kutlamalara, örgütte görev alma isteklerine ve eleştiri mesajlarına yanıt vermekte zorlanıyorum. Ama hepsini okuduğumun bilinmesini istiyor ve hoşgörünüze sığınıyorum.

Gelen eleştirilerin büyük çoğunluğu “Biz seni seviyoruz, yazılarını okuyor ve televizyon programlarını izliyoruz ama CHP’den ayrılmamalıydın, içeride kalıp mücadeleyi orada yapmalıydın, meydanı Kemal Kılıçdaroğlu (KK) ve ekibine bırakmamalıydın” diyor.

YCHP ihanet şebekesidir!

Sevgili okurlar ben CHP’den ayrılmadım ve istifa etmedim. Ben bölücülerin, “açılımcıların”, Cumhuriyetimizin kurucu ideolojisi ile barışık olmayanların, F Tipi Örgüt ile halvet olanların, Atatürk’e düşmanlık yapanların ve emperyalizmden rol talep edenlerin yönetimde egemen olduğu YCHP’den istifa ettim. YCHP bu hali ile ülkemiz için tam anlamıyla bir ihanet şebekesidir.

İliklerime kadar Atatürkçüyüm, antiemperyalistim, Türk Ulusal kimliğine, Cumhuriyetimizin kurucu ideolojisine ve 6 Ok’ta somutlaşan ilkelere bağlıyım.

Ayrıca bu partinin sadece görünürde içindeydim. Ben ve benim gibi düşünen insanlar bu partinin yönetim kadrolarının kıyısına ve köşesine bile yaklaştırmıyorlardı. Disipline asıl verilmesi gereken Süheyl Batum değil KK ve yakın çevresi olmalıydı! Daha önce bu köşede yazdığım gibi sadakat partiye değil ülkeye olurdu. Bu nedenle istifa ettim ve aynı kimliğimle yeni bir siyasi hareket olan Anadolu Partisi içinde mücadeleye devam etme kararı aldım. Bu siyasi girişim aynı zamanda YCHP’yi adam edecek ve aslına rücu ettirecek harekettir.

Siyaset rant kapısı

İstifa etmeyip içerde kalmak mücadele etmemek anlamındaydı benim için. Diğer taraftan yaklaşmakta olan ağır seçim yenilgisi üzerine siyasi ikbal beklentisi içinde olmayı kendim için etik ve ahlaki bulmadım ve bu nedenle istifa ettim.

Ne yazık ki siyaset uzun dönemdir niteliksiz ve geçmişinin hesabını ve özellikle ekonomik varlıklarının hesabını veremeyen insanların uğraşısı haline gelmiş. Siyaset rant kapısı olarak görülmüş ve hala görülmeye devam ediyor. Hırsızın sağcısı solcusu, bizimki onlarınki olmaz. Hırsız hırsızdır!

Bu nedenle hala toplumu ve ülkesi için yararlı olmaya çalışan değerli büyüğüm eski Bakan Tınaz Titiz’in hazırladığı milletvekili adayları için etik güvenceyi imzalıyorum ve bu köşeden size manifestom (bildirgem) olarak duyuruyorum.

Söz veriyorum!

  1. Her yıl akçalı işlerimi bağımsız bir denetleme kurumuna denetlettireceğimi ve sonuçlarını ilan edeceğimi,
  2. Çıkar çelişkisine neden olabilecek ikinci bir iş yapmayacağımı,
  3. Şahsıma avantaj sağlayabilecek özlük hakları değişikliklerinin bir dönem sonra yürürlüğe girmesi yönünde teklif getirip oy vereceğimi,
  4. Hakkımda yapılabilecek araştırmaları etkileyecek konumda bulunduğum takdirde yürütme görevinden istifa edeceğimi,
  5. Tüm yolsuzluk araştırmalarına kabul oyu vereceğimi,
  6. Siyasi faaliyetler dışındaki dokunulmazlık olanaklarından yararlanmayacağımı, kendimle ilgili olarak böyle bir talep olması halinde bu yönde oy kullanacağımı,
  7. Bakanlık görevine atanmam halinde, tüm ülke için kullanımı gereken bakanlık imkanlarını seçim bölgeme ayrıcalık sağlayacak şekilde kullanmayacağımı,

Taahhüt ediyor, bu taahhüdümün herhangi bir yolla denetlenmesine hiçbir şekilde karşı çıkmamaya söz veriyorum.

Bugün Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Ataşehir Şubesi’nin davetlisi olarak saat 11’de Ataşehir Novada AVM Cemal Süreyya Salonu’nda olacağım ve sıcak gündemi değerlendireceğim

Saygılar sunarım.

Beğendim(0)Beğenmedim(0)
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

, , , , , , , , ,

Her hakkı saklıdır. © erturkturker@gmail.com