İttifak

Ülkemiz, her geçen gün bir önceki seneye, bir önceki aya ve bir önceki güne göre daha kötüye gitmektedir. Ayrıca kötüye gidiş sadece ekonomik de değil! Her alanda bir çöküş, adata felakete doğru koşar adım gidiş yaşanmakta ve iç savaşın ayak sesleri duyulmaktadır. Her şeyden önemlisi Türkiye varoluşsal olarak ağır tehdit altındadır.

Daha önceki yazılarımızda ve konuşmalarımızda belirttiğimiz gibi varoluşsal tehditlerin birincisi ayrışma, bölünme ve parçalanma, ikincisi ise Ortaçağ karanlığına doğru hızlı bir sürükleniştir. Bu ağır tehditlerin tüm toplum kesimleri tarafından yeterince algılanamamasının nedeni ise kitle iletişim araçlarının neredeyse tamamen ele geçirilmiş olması ve medyada sürdürülen blokaj ve sansürdür.

Perşembenin gelişini çarşambadan anlamak için verileri nesnel olarak değerlendirmek ve analiz yapmak yeterlidir. Nasıl 4-5 yıl öncesinde bugün yaşadıklarımızı bire bir yazıp anlattıysak halen sürdürdüğümüz rotada yarın neler yaşayacağımızı şimdiden söylemek asla kehanet olmaz.

Maval okumak!

Halen içinde bulunduğumuz durumun başat nedeni emperyalizmin ülkemiz ve bölgemiz için yaptığı ve uygulamaya koyduğu planlar müsebbipleri ise emperyalizm ve onun yerli işbirlikçisi AKP ve Cemaattir.

Durum bu kadar açık olmasına olmasına rağmen karşınıza geçen bir siyasetçi, aydın veya gazeteci bu çıplak gerçeği ve büyük resmi söylemek yerine size başka hikayeler anlatıyor ve maval okuyorsa bilin ki; ya zihinsel engellidir, ya bilgi birikimi, derinliği ve analiz yeteneği yoktur, ya kişisel ve örgütsel çıkarları buna manidir, ya Cumhuriyetimizin kurucu ideolojisine düşmandır, ya da özel görevli veya emperyalizmin işbirlikçisidir.

Bugün itibarıyla genel seçimlere yaklaşık 3 ay kalmasına rağmen siyasi tablo üç aşağı beş yukarı değişmeyecek gibi gözükmekte, farkındalığı yüksek toplum kesimleri ise umut olabilecek ve yüzde 10 barajını aşarak Meclis’e girebilecek bir oluşumun yaratılması için canhıraş çağrılarına devam etmektedir. Bu çağrılara bigane kalmak doğru ve yurtseverce bir yaklaşım olamaz.

Radikal değişiklik

Her zaman yaptıklarımızı yaparak, bugüne kadarki uygulamalarımızı ve mücadelelerimizi aynen devam ettirerek içinde bulunduğumuz durumdan çıkabilmek ve felakete doğru sürükleniş sürecini tersine çevirebilmek mümkün gözükmemektedir. Radikal bir tavır değişikliğine acilen ihtiyaç vardır.

Erdoğan, Davutoğlu ve yönetimlerindeki AKP ülkemiz ve bölgemiz için güvenlik ve istikrar sorunudur. Bu sorunu halledebilmenin ilk ve önemli kilometre taşı bunları iktidardan uzaklaştırmaktan geçer. Bunun yolu da Meclis’e yüzden 10 barajını geçecek başka bir partiyi veya oluşumu sokmaktan. Eğer hayal dünyasında yaşamıyorsanız bunun imkanı da ittifaktan geçer. Aksi durumda çözüm, sistemin dışına çıkarak gerçekleştirilebilir. Kim bilir, belki de doğrusu budur!

Yurtseverliğin gereği

İttifak için Cumhuriyetimizin kurucu ideolojisi ile barışık herkesle, her örgüt ve partiyle görüşülebilir ve konuşulabilir. Yurtseverliğin gereği ipe un sermemek, birlikteliğin önünü kesebilecek şartlar ve ön koşullar öne sürmemektir. Herkes bana gelsin yaklaşımı doğru değildir. Bu ittifak için nazlı davranmanın, medyada farklı, kapalı kapılar ardında farklı konuşmanın, yeterince enerji göstermemenin ve buna karşı tutum almanın, hangi amaca hizmet ettiğinin değerlendirmesini siz okurlarımın takdirlerine bırakıyorum.

Değerli büyüğüm Prof. Dr. Kemal Alemdaroğlu’nun “Terörist Rektör” kitabını okumanızı tavsiye ediyorum. Hangi tehlikelerle baş başa olduğumuzu, hukukun nasıl ayaklar altına alındığını, faillerinin iktidarda olduğunu ve yakın bir gelecekte sizin de bu durumla kolayca karşılaşabileceğiniz gerçeğini anlamanıza yardım edecektir.

Yarın Danimarka’nın Herning şehrinde olacağım ve “Türkiye nereye gidiyor? Çıkış yolu nedir?” konularını anlatacağım.

Saygılar sunarım.

Beğendim(1)Beğenmedim(0)
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

, , , , , , , ,

Her hakkı saklıdır. © erturkturker@gmail.com