Hizaya Gel

Tutuklu bulunduğu Odatv davasından 682 gün sonra tahliye olan gazeteci Soner Yalçın Silivri Cezaevi çıkışında meslektaşlarına çağrıda bulunmuş “ Mesele Soner Yalçın ve Odatv davası değil, Ergenekon ve balyoz davaları var. Bu koca bir yalan! Bu yalanın üstüne gidin! “ demiş.

Gerçekten bu davaların hepsi başından sonuna kadar kuyruklu yalandır. Ergenekon, Balyoz gibi davaların tek bir amacı var; Türkiye’nin de içinde bulunduğu bölgede Büyük Ortadoğu Projesi’ni gerçekleştirmek, bu proje içinde sahip olduğu stratejik konumu nedeniyle ülkemizi baş taşeron olarak kullanmaktır.

Anayasamızın değiştirilemez ve değiştirilmesi bile teklif edilemez maddelerinde vücut bulan kurucu ideolojisi, jeopolitik konumu nedeniyle sahip olunan ve bekası açısından yaşamsal olan kırmızıçizgileri ve Lozan tapusu ile Türkiye Cumhuriyeti emperyalizmin bölgemize ve ülkemize yönelik planlarına engeldir.

Polise ve yargıya hulul edilmiş

İşte bunun için Türk Silahlı Kuvvetleri’ne itibarsızlaştırma ve etkisizleştirme operasyonları yapılmış, merkez akım medya ele geçirilmiş, polise ve yargıya hulul edilmiş, eğitim sistemimiz ortaçağ karanlığına gömülmüş ve nihai safha olan rejim değişikliğinin hukuki metni olacak “ Yeni Anayasa “ hazırlama çalışmalarına gelinmiştir.

Eğer bu operasyonlar yapılmasaydı, 2013 yılına yeni girdiğimiz bugün Silivri ve Hasdal gibi zindanlarda yurtseverler, siyasetçiler, gazeteciler, bilim insanları ve askerler yatıyor olmasaydı, ülkemiz Suriye’ye terör ihraç ediyor, Irak’ın toprak bütünlüğünü sağlamaya çalışan Maliki’ye düşmanlık yapıyor, İran’a karşı İsrail’i koruyor olmaz ve yine ülkemiz bölünmenin ve bir iç savaşın eşiğine gelmezdi.

Şimdi lafı dolandırmadan ve kıvırmadan söyleyelim Ergenekon ve Balyoz gibi operasyonların arkasında ABD vardır. ABD’nin bu operasyonlar ile ulaşmak istediği amaç Türkiye’nin hizaya getirilmesidir.

ABD, kim içeri atılsın? Hangi gazeteciye acı çektirilsin? Konuları ile ilgilenmemektedir. ABD, Türkiye için biçtiği elbisenin giyilmesini istemekte ve buna direnen kurum ve şahısların her kim olursa olsun hizaya getirilmesini istemektedir. Yoksa ABD’nin ismen Soner Yalçın’ı içeri atın gibi bir yaklaşımı asla olmaz ve olmamıştır. ABD sadece sonuç odaklı olarak operasyonlarla ilgilenmiştir.

Cemaat başrolü oynamış

Bu operasyonlarda hiç şüphe yoktur ki uzun yıllardır devletin içinde köstebek yaklaşımı ile yuvalanmış Cemaat başrolü oynamıştır. Liderinin hala ABD’de tutuluyor olması kontrolün elden kaçmaması içindir. İkinci Körfez Savaşı öncesinde işbirliğine yanaşmayan Ecevit’in alaşağı edilerek sonrasında iktidara işbirlikçi olarak getirilen AKP bu operasyonlarda kolaylaştırıcı, yasal zemini hazırlayıcı ve yardımcı görevlerini icra etmiştir.

Biliyorsunuz Fransız Devrimi sonrası Danton tarafından söylenmiş “ Devrim evlatlarını yer “ diye bir söz vardır. Bugün Türkiye’de emperyalizmin eşgüdümü altında gerçekleştirilen ama henüz son sözlerin daha söylenmediği karşı devrim sürecinin çocukları daha şimdiden birbirlerine düşmüşlerdir bile!

Sevgili okurlar bu operasyonların arkasında esas güç olarak ABD’nin olduğu o kadar açıktır ki, bu gerçeği Türk halkına anlatmamak veya sadece “ arkalarında emperyalistler var “ veya “ küresel odaklar var “ söylemleri ile bu gerçeği gizlemeye çalışmak yurtseverce bir yaklaşım değildir.

Bu operasyonların arkasında ABD’nin olduğunu geniş halk kitleleri göremeyebilir ve analiz edemeyebilir. Ama ülkemizin yönetimine talip olan bir siyaset adamı eğer bu operasyonlarda suç ortaklığı yapmamış ve nemalanmamış olmasına rağmen bu gerçeği göremiyorsa ya birikimi az ve yetenekleri kısıtlıdır ya da siyasi çıkarları ve buna matuf ABD desteğini alabilmek için halkına yalan söylüyordur.

Amaç gözdağı vermek

Ergenekon ve Balyoz gibi davalarda hukuk olmadığını, bu davaların siyasi olduğunu, delillerin belli merkezlerde üretildiğini ve hukuken çöktüğünü artık bilmeyen kalmadı. Yapılan kamuoyu yoklamalarında da gösteriyor ki halk artık bu davalara inanmıyor.

Haksızlıklar ve hukuksuzluklar kasten göz göre göre yapılmaktadır. Gözdağı vermek için! Amaç geride kalanları korkutmak ve sindirmektir. Verilmek istenen mesaj; “ İleri gider, hizadan çıkarsan senin içinde bir suç unsuru uydururuz, hukukun olmadığını görüyorsun! “

Sonuç olarak Ergenekon ve Balyoz gibi operasyonlar Türkiye’yi kendi çıkarları hilafına ama ABD çıkarları hizasına getirme çalışmalarıdır. Silivri, Hasdal, Hadımköy ve Maltepe gibi zindanlarda yatanlar ise bunun kurbanlarıdır.

Yeni yılın ülkemize ve onun makus talihli halkına umut, barış ve esenlik dolu günler getirmesi dileklerimle mutlu yıllar dilerim.

Türker Ertürk

Beğendim(0)Beğenmedim(0)
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

Her hakkı saklıdır. © erturkturker@gmail.com