Gizli İşbirliği

Geçtiğimiz Salı günü ABD’nin Ankara Büyükelçisi Francis Ricciardone basınla bir araya gelerek bazı açıklamalarda bulundu ve soruları cevaplamaya çalıştı.

Ricciardone basın mensuplarına “ Türkiye’ye terörle mücadelede işbirliği konusunda yeni bir öneri getirdik. Usame Bin Laden operasyonunda da kullanılan yöntemleri paylaşmayı önerdik……Biz daha yakın şekilde çalışmaya hazırız. AKP hükümetiyle yaptığımız gizli çalışmalara girmeyeceğim “ dedi.

ABD’nin PKK ayrılıkçı terörünün bitirilmesi için Türkiye’ye samimi bir teklif getirmesi ve bu mücadelede Türkiye’nin yanında olmasının imkan ve ihtimali yoktur. Yakın tarihimiz bunun sayısız örnekleri ile doludur. ABD’nin bu teklifleriyle niyeti, Türkiye’yi oyalamak ve kandırmaktır. Bugüne kadar PKK konusunda ne yaptıysa şimdiden sonrada aynısını yapmayı planlamaktadır.

PKK ABD’nin operasyonel silahıdır

1999’da Abdullah Öcalan’ın Kenya’da Türkiye’ye teslim edilmesinden itibaren sürdürülen politikalarla PKK, ABD’nin operasyonel silahı haline gelmiştir. ABD’nin Ortadoğu’ya ve Türkiye’ye yönelik planlarının gerçekleştirilmesinde PKK ABD lehine top koşturan önemli bir oyuncudur. ABD işi bitene kadar bu oyuncunun yok olmasına asla müsaade etmeyecektir.

PKK terörünün bataklığı Kuzey Irak’tadır. Türkiye’nin yapması gereken birincil iş bu bataklığı yok ederek kurutmaktır. Fakat ABD bugüne kadar bunu bazen oyalayarak bazen de diş göstererek engellemiştir.

21 Şubat 2008’de Türk Silahlı Kuvvetleri ( TSK ) ağır kış şartlarında Irak’ın kuzeyine PKK terör yuvalarına karşı hava harekatı ile de desteklenen bir kara harekatı başlatmıştır. Fakat harekat hedeflerine ulaşmadan ABD’nin baskısı ile 29 Şubat 2008 tarihinde TSK’ya bağlı birliklerin Türkiye sınırları içine dönmesi ile son bulmuştur.

Çünkü ABD PKK varlığının Kuzey Irak’tan yok edilmesi tehlikesi belirdiğinde duruma müdahale etmiş ve harekatın sonlanmasını sağlamıştır. İşin acı tarafı ABD baskısını Türk halkından gizlemek amacıyla yapılan “ Harekatın süresi önceden belliydi “ açıklamasının TSK’nın en tepesinden yapılmış olmasıydı.

ABD PKK’ya yardım etmiş ve etmektedir

ABD, bölgeye ve Türkiye’ye yönelik siyasi hedeflerinin gerçekleşmesi için kullandığı ve kullanmaya devam ettiği PKK’yı aynı zamanda aktif olarak da destekledi ve desteklemeye devam ediyor. Bu konuda da sayısız örnekler var. Saddam döneminde Irak’ta 36.paralelin kuzeyinde Çekiç Güç kapsamında denetleme görevi yapan ABD’ye ait uçak ve helikopterlerin PKK’ya yardım malzemesi attığı ve istihbarat desteği verdiği belirlendi ve ABD ilgililerine de anlatıldı. Cevap; yalan dolan, yanlış anlaşılma feşmekan.

ABD yalnızca şehitlerimizin sayısı çok arttığında mahdut hedefli ve gaz alıcı operasyonlara müsaade etmekte nihai hedefi PKK’yı Irak’ın kuzeyinden temizleyecek operasyonlara bugüne kadar müsaade etmemiştir ve etmeyecektir. Hal böyle iken siz terörle mücadelenizi ABD ile götürmeye kalkarsanız bu ihanet olur.

Sayın Büyükelçi “ Biz daha yakın çalışmaya hazırız “ demiş. Esas sorun çok yakın olmaktan kaynaklanıyor, aynı yataktayız zaten. Bu kadar tecavüz yeter, kalkmalıyız artık bu yataktan. Ricciardone sözlerine devamla “ AKP hükümetiyle yaptığımız gizli çalışmalara girmeyeceğim “ demiş.

Askerler ABD’nin düşmanı Erdoğan ise dosttur.

Bakınız selefi Robert Pearson ( 2000-2003 ) 1 Mart 2003 tezkeresinin Meclis’te reddedilmesi üzerine 22 Mart 2003’te Washington’a gönderdiği raporda “ Generallerin tutumu Amerikan çıkarlarının korunması açısından engelleyicidir. Erdoğan güçlü bir müttefikimizdir. Kendisine desteğin devamı halinde Türk hava sahasını, kara ve demir yolları ile Mersin ve İskenderun limanlarını kullanımımıza açacağını taahhüt etmektedir. “ şeklinde yazıyor.

ABD’nin Ankara Büyükelçisi’nin ülkesine gönderdiği bu raporu tam olarak okursak “ Askerler ülkelerinin çıkarları peşindedir işbirlikçilik yapmayı kabul etmemektedirler. Erdoğan ise, eğer onu destekler ve askerin tepesine binmesine imkan sağlarsak ABD çıkarlarına hizmet edeceğine dair söz veriyor” şeklinde anlamlandırabiliriz. Sanırım gizli işbirliği bu sözün üzerine inşa edilmiş, bugüne kadar başarı ile götürülmüştür. Silivri, Hasdal ve diğerleri ABD ve Erdoğan arasında varılan bu mutabakatın toplama kamplarıdır.

Türkiye bütünlüğünü koruyabilmek ve terörle etkin bir şekilde mücadele edebilmek için bölge ülkeleri ile işbirliği yapmak zorundadır. Ülkemizin çıkarları Rusya, İran, Irak ve Suriye ile ortak hareket edilmesini gerektirmektedir. PKK ile mücadelede ABD ile işbirliği yapmak kafaya kurşun sıkarak intihar etmek anlamındadır. Bölge ülkeleri ile itişmek ve düşmanca ilişkiler geliştirmek ise uçurumdan aşağıya atlamakla eş anlamlıdır. AKP hükümeti ikisini birden yapmaktadır.

Bunu anlamamak, analiz edememek ve resmi görememek, ya saf olmak, ya kişisel çıkarların esiri olmak, ya da işbirlikçi hain olmak durumu ile açıklanabilir.

Saygılar sunarım.

Türker Ertürk

Beğendim(1)Beğenmedim(0)
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

Her hakkı saklıdır. © erturkturker@gmail.com