Ecevit Elbe Kaptanı mıydı?

Geçtiğimiz hafta sonu, konferans için gittiğim Hamburg’daydım. Denizci olmam ve Hamburg’un bir liman şehri olmasından mıdır, bilmiyorum ama Hamburg, Almanya’nın en çok sevdiğim şehri. Geçenlerde Almanya şehirleri arasında; tarihi, kültürel ve doğal çevre kıstasları üzerinden yapılan bir değerlendirmede Hamburg’un birinci olması da, doğru seçim yaptığımın bir kanıtı olsa gerek.

Sosyal Demokratların iktidarda olduğu ve yabancı düşmanlığının Almanya’nın diğer bölgelerine göre en az olduğu Hamburg’da; halk yaşadığı şehri seviyor ve şehrin doğal, tarihi ve kültürel güzelliklerinin zarar görmesini istemiyor. Bunun bir delili de; Almanya’nın 2024 Yaz Olimpiyatları için Hamburg’u aday göstermesine rağmen, kent halkının yapılan referandumda hayır demesi ve buna vize vermemesidir.

Kaptan Prüsse

Hamburg; yaklaşık 2 milyon nüfusu ile Almanya’nın ikinci büyük şehri ve Hollanda’nın Rotterdam Limanı’ndan sonra, Avrupa’nın ikinci büyük limanına sahip. Hamburg bir liman şehri olmasına rağmen, deniz kenarında değil. Kuzey Denizi’ne akan Elbe Nehri kıyısında. Şehrin merkezinde iki büyük iç göl var. Üzerinde yüzen kuğularla, gerçekten görülmeye değer. Kışın, bu kuğuları aç kalmasın diye topluyorlarmış. Ayrıca; Elbe’nin akarken yaptığı delta nedeniyle, şehrin içinde nehrin kolları var. Bundan dolayı; kentte tıpkı Amsterdam veya Venedik’te olduğu gibi, çok sayıda büyüklü küçüklü köprüler bulunmakta. Hatta; Amsterdam ve Venedik’te bulunan köprülerin toplamı bile, Hamburg’un köprü sayısını geçememekte.

Elbe Nehri’nde ve Hamburg Limanı’nın içinde gemi turu yaptık. Turları yapan, bu gemilerin sahibi durumunda bulunan Alman Kaptan Prüsse ile tanıştım. Kendisini Elbe Kaptanı olarak tanımlıyor. İstanbul ve İzmir limanlarına gitmiş ve ülkemizi seviyor. Hamburg’u, limanı ve o anda karşımızda bulunan Bismark’ın heykelini göstererek, onun şehri Danimarkalılardan nasıl kurtardığını anlattı. Her haliyle, yılların deneyimine sahip kurt bir kaptan olduğunu karşısındakine hissettiriyordu.

Dünyanın En Büyük Devrimcisi

Beni en çok hayrete düşüren ise; Alman kaptanın Atatürk’e olan hayranlığıydı. “Atatürk, dünyanın en büyük devrimcisi, vizyon sahibi askeri ve siyasi lideridir. Onu, bazı yönleriyle Alman birliğinin kurucusu Bismark’a benzetiyorum” dedi. Ardından kamarasına götürdü ve Atatürk’ün yıllardır asılı bulunan resmini gösterdi.

Hamburg Limanı’nı gezerken dikkatimi çeken şeylerden biri de; kaptanların taktığı ve hediyelik eşya satan dükkanlarda bulunan kaptan şapkalarıydı. Ben kaptan şapkaları ile ilgilenince, yanımda bulunan ve 55 yıldır Almanya’da yaşayan Psikiyatrist Dr. Etem Ete çok ilginç konular anlattı.

Köylü Kasketi Değilmiş!

Bir dönem Bülent Ecevit’e yakın olmuş ve peşinden gitmiş olan Dr. Etem Ete; benim ilgi gösterdiğim şapkanın Elbe Kaptanı şapkası olduğunu ve Ecevit’in taktığı şapkanın bu olduğunu anlattı. İlk defa; 1978’de Hamburg Belediye Başkanı ve aynı zamanda Hamburg Eyaleti Başbakanı olan Hans-Ulrich Klose, Ecevit’e bu şapkayı armağan etmiş. O günden itibaren Ecevit, bu tip şapka takmış. Bugün gibi; o gün de Hamburg’da Sosyal Demokrat Parti (SPD) iktidardaymış. Sanırım; Ecevit’e gösterilen samimi ilginin arkasında, dünya görüşü yakınlığı da var!

Anlayacağınız; Ecevit’in şapkası, bizim bildiğimiz gibi Anadolu insanımızın taktığı “Köylü Kasketi” değilmiş. Ecevit’in “Elbe Kaptanı Şapkası” mı, yoksa “Köylü Kasketi” mi taktığı konusunu bir tarafa bırakalım ama; bu şapkanın Ecevit ile bütünleştiğini, yakıştığını ve bu görünümü ile hafızalarımızda yer ettiğinin altını çizelim. Ruhu şâd olsun!

Saygılar sunarım.

Beğendim(0)Beğenmedim(0)
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

, , , , , , , , ,

Her hakkı saklıdır. © erturkturker@gmail.com