Deli Gömleği Giymiş Gibi

Geçtiğimiz ay, halen görevde bulunan iki büyükelçi dostumla birlikte oturup konuştuk. Özetle söyledikleri; “Türkiye artık yönetilebilir ve yurt dışında savunulabilir olmaktan tamamen çıktı.” Gerçekten çok doğru bir değerlendirme. Adeta, ülkemizin üzerine deli gömleği giydirilmiş gibi. Çağdaş dünyadan ülkemize bakış; “Delidir, ne yapsa yeridir!” şeklinde.

Yabancı basını tarıyorum, Türkiye’nin imajı yerlerde geziniyor! Özgürlüklerin her geçen gün daha fazla yok edildiği, aydınlara, gazetecilere ve muhaliflere operasyon yapıldığı ve içeri atıldığı, Suriye’ye terör ihraç edildiği, “Radikal İslamcı” teröristlerle içli dışlı olunduğu, hükümete yakın elitlerin IŞİD ile petrol ticareti içinde bulunduğu ve Kürtlerin öldürüldüğü otoriter bir ülke olarak tanıtılıyor ülkemiz. Ama faşist baskı nedeniyle, bu değerlendirmeleri ülkemizin medyasında göremiyorsunuz.

Müdahalenin Yol Taşlarını Döşüyorlar

Yabancı bir dostum yazmış. “Türker, ülkenizi ötekileştiriyorlar ve ülkenize gerektiğinde askeri olarak müdahale edebilmenin yol taşlarını döşüyorlar. Çok dikkatli olmalısınız!” diyor yazısında. Bir yabancının dahi çok kolaylıkla görebildiğini, nasıl es geçebilir ve yok sayabilirsiniz?

Türkiye; adım adım felakete, kanlı bir hesaplaşmaya ve bölünmeye doğru gidiyor. Bunu görememek, zır cahil olmayı gerektirir. Bir bugün yaşadıklarımıza bakın, bir de 1 yıl, 3 yıl, 5 yıl ve 10 yıl öncesine! İyiye mi, yoksa kötüye mi gidiyoruz, siz karar verin!

AK Partililere ve yöneticilerine sesleniyorum: Ülkemizin yaşamsal tehdit altında olduğunu ve felakete doğru sürüklendiğini göremiyor musunuz? Bir an için kısa vadeli çıkarlarınızı yok sayın, elinizi vicdanınıza koyun ve aklıselim ile bir düşünün yeter.

Hitler

Hitler; Almanya’da demokrasi tramvayını kullanarak,1934’de iktidara geldi, biraz güçlenince otoriter yönetimin ve faşizmin lokomotifine bindi ve 11 yıl iktidarda kaldı. Ülkesini, Avrupa’yı hatta dünyayı felakete sürükledi. Hitler; 30 Nisan 1945’de intihar etti, yakınları tarafından cesedi yakıldı ve iktidarı son buldu. Son buldu bulmasına ama; 50 milyondan fazla insan yaşamını kaybetti ve arkasında hala etkilerini hissettiren koca bir enkaz bıraktı.

Eğer Hitler’in iktidara gelişi engellenebilseydi veya geldikten sonra iktidardan düşürülebilseydi; Almanya, Avrupa ve dünya acı ve yıkım dolu faturayı ödemeyecekti.

Haider

İşte bu acı deneyim nedeni ile; Nazi dönemini öven, aşırı sağcı ve faşist söylemleri olan Avusturyalı siyasetçi Jörg Haider’in partisi 1999’da yüzde 27 ile ikinci parti olup iktidar ortağı olması söz konusu olduğunda, bütün Avrupa kıyameti kopardı ve “demokrasi”ye şans tanımadı. Bıraksalar, daha sonra birinci parti de çıkabilirdi. Ama demokrasi demek, sandık demek değildi.

Demokrasi kendisini korumalıydı ve karşıtlarının tramvayı olmasına müsaade edilemezdi. Babası da Nazi olan Haider’in sicili bozuktu! Avusturya ve Avrupa demokrasisi için tehlikeliydi ve ne oranda oy aldığının hiç önemi yoktu. Evet, Haider engellendi ve 2008’de bir trafik kazasında yaşamını kaybetti.

Ya biz! Bugün felakete gidiş sürecinde bulunan Türkiye’nin bu durumdan asgari zayiatla kurtulabilmesi için yapması gereken en ivedi iş, üzerindeki deli gömleğinden kurtulmaktır.

Saygılar sunarım.

Beğendim(0)Beğenmedim(0)
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

, , , , ,

Her hakkı saklıdır. © erturkturker@gmail.com