Balans Ayarı

Bir hafta aradan sonra tekrar sizlerle beraber olmak benim için gerçekten keyif verici. Bayramla başlayan bu süre içinde ailem ve arkadaşlarımla birlikte tatil yapmayı ve kafamın içini biraz boşaltarak dinlenmeyi planlamıştım. Ama ne gezer! Denizin ortasında veya yabancı diyarlarda da olsam çevremdekilerin şiddetli eleştirilerine rağmen hep okudum ve Türkiye’deki gündemi yakından takip ettim.

Gündemi takip etme isteği rahat duramamaktan kaynaklanan şeytani bir dürtüden mi yoksa sorumluluk duygusundan mı geliyor tam olarak bilemiyorum. Türkiye Cumhuriyeti yurttaşları olarak Norveç veya Danimarka vatandaşları gibi rahat davranabilme ve ülke sorunlarına kayıtsız kalabilme lüksüne sahip değiliz diye düşünüyorum. Çünkü ülkemiz hızla bir iç savaşa ve ortaçağ karanlığına doğru sürüklenmektedir.

Yaşınız ilerlemiş bile olsa çocuklarınız var. Ya torunlarınız! Onlar içinde değmez mi? Yoksa yangın yerine dönmüş bir ülkede acı çekerek yaşayacak veya vahşice öldürülecekler. Savaş öncesinde Irak’ta da işleri tıkırında olanlar vardı. Merak ediyor musunuz onların akıbetlerini? Azı çoğu olmaz, bir şekilde sorumluluk yüklenmeli ve taşın altına elinizi sokmalısınız, yoksa çok geç olacak.

ABD’yle işbirliği cinayete yardım

Geçen hafta tatil sırasında Ulusal Kanal canlı yayında telefonla bana bağlanarak son günlerde artan terör saldırıları hakkında görüşlerime başvurdu. Kafam hep bu işlerle meşgul olduğundan saldırıların analizini yapmak benim için zor olmadı. Telefonda özetle “Şemdinli ve Hakkari’deki gelişmelerin, Foça ve Gaziantep saldırılarının arkasında kimin olduğunun önemli olduğunu, tetiği kimin çektiğinin ise hiç önemli olmadığını, bu şekilde bakıldığında da bu operasyonların arkasındaki iradenin ABD olduğunu çok rahatlıkla görüyorum “ dedim.

Bu açıklamamdan sonra bu iddiamı aşırı bulanlar hatta beni arayarak serzenişte bulunanlar oldu. Fakat ertesi günü Hürriyet gazetesinin Washington kaynaklı haberi bizi doğrulayınca bu sefer arayıp tebrik edenler, sen bunu nereden biliyordun diye soranlar oldu.

ABD’nin üç önemli düşünce kuruluşu Suriye ile ilgili bir harp oyunu düzenlemiş hem de tam iki ay önce. Bu harp oyununda ABD, Türkiye, Suudi Arabistan, Suriye ve diğer bölge ülkeleri oyuncu olarak rol almışlar. Oyuncular farklı ülkelerde olsa oynayanların hepsi Amerikalı. Oyunun amacı Türkiye’yi Suriye’ye askeri müdahaleye zorlamak! Bu sonucu elde etmek için çeşitli girdiler yapılıyor. Harp oyunları öğretisinde buna oyuncuları yeni kararlara götürecek ara durumlar denir. Suriye’deki ölü sayısını ve Türkiye sınırına yığılan mülteci sayısını artırmak gibi! Harp oyunu senaryosuna göre Türkiye Suriye’ye müdahaleye direndikçe istenen kararı aldırmak için girdilerin şiddeti artırılmaktadır.

Washington’da oynanan harp oyununa göre Ankara’Suriye’ye müdahaleye zorlamak için yapılan girdilerden bir tanesi de Türkiye’de bombaların patlaması. Bombaların patlayacağı kentlerden biriside Gaziantep’miş. Ne tesadüf değil mi?

Biz söyleyince niye inanmıyorsunuz? Aldatıldığınızı anlamak için illa yatakta mı yakalamanız lazım.

Bir cinayet soruşturmasında esas olan azmettiriciyi bulmaktır. Çünkü cinayetin işlenmesi onun çıkarınadır. Tetikçiyi bulup, yargılayıp, içeri atmışınız kıymeti yok. Yeni tetikçiler bulunur. Esas olan Gaziantep ve Foça cinayetlerinin arkasında kim var onu bulmaktır. Bunu bulmakta bu cinayetlerin kimin yararına olduğunu anlamak ve kavramaktan geçer. Lütfen bizim karşımıza bulduk diye kandırılmış ve para ile satın alınmış insanları çıkarmayın.

Washington’da oynanan harp oyunundan anlaşılacağı gibi Gaziantep bombalı saldırısı, ABD’nin Ortadoğu’da ulaşmaya çalıştığı amaçlarına hizmet etmektedir?

Eğer bu ABD ile işbirliği yapıyor iseniz bunun tek bir anlamı var, siz bu cinayette yardım ve yataklık suçunu işliyorsunuz.

İlk ayar Erdoğan ve AKP’ye

PKK ABD’nin güdümünde ve kontrolündedir. PKK vasıtası tırmanan terörden ve AKP kazansın diye seçimler öncesi azalan terörden ABD sorumludur. Suriye’deki gelişmeler ve ülkenin kuzeyindeki güç boşluğu PKK’nın uzantısı PYD’ye hareket serbestisi kazandırmış olabilir ama Türkiye’de artan terörün arkasında Suriye var suçlaması harp oyunundan açıkça anlaşılacağı gibi bir ABD planıdır.

Foça ve Gaziantep’te olduğu gibi bombalı saldırılar daha da artabilir. Hatta artacaktır da! Bunların amacı balans ayarıdır. Bu ayarların birincisi Tayyip Erdoğan’a ve AKP hükümetinedir. ABD tarafından kendilerine verilen yol haritasına harfiyen uymaları içindir. Aksi taktirde terör daha da azacaktır. Yeni anayasa, Suriye’ye müdahale, kukla Kürt Devleti’ne destek olmak, Sünni-Şii ekseninde çatışma kışkırtıcılığı yapmak, Maliki’ye düşman, Barzani’ye dost olmak ve İran ile karşı karşıya gelmek bu yol haritasının bazı maddeleridir.

İkinci ayar Türk Silahlı Kuvvetleri’nedir. Ulusal çıkar “ safsatasından “ vazgeçmesi, Suriye’ye yapılması istenen müdahaleye muhalefeti kesmesi ve Erdoğan’a koşulsuz destek olması içindir.

Üçüncü ayar bize, Türk halkınadır. “ ABD’nin bölgedeki çıkarlarına direnmek boşunadır. Lozan tapusu artık geçersizdir. Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti dönüşmelidir. Bilim egemen kafalı olmak ve sorgulayıcı akla sahip olmak sizin için lükstür. Ver kurtul ve yeni anayasaya direnme.”

Kendi adıma konuşmak gerekirse, ulusal çıkarlarımızla çatışan bu balans ayarı bende tutmaz. Sizi bilemem!

Saygılar sunarım.

Türker Ertürk

Beğendim(0)Beğenmedim(0)
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

Her hakkı saklıdır. © erturkturker@gmail.com