Ayaklar Baş Olmuş

Son günlerde görüyoruz ki, ABD sahibi olduğu açılım projesine tekrar hız verdi. ABD Büyükelçisi Francis Ricciardone bu nedenle hassas bölgelerde ziyaretler yapıyor. Washington-Ankara arasındaki iletişim trafiği normalin üstüne bu nedenle çıktı. “Beşinci Kol” faaliyetleri, yazılı/ görsel basın ve sosyal medya operasyonları bu maksada matuf olarak hızlandırıldı.

Açılım demek ülkemizi emperyalizmin istekleri doğrultusunda başkalaştırmak ve yeniden dizayn etmektir. Bu açılım operasyonun en önemli merhalesi Türkiye’ye rejim değişikliği yaptıracak olan yeni anayasadır.

Bugün geldiğimiz noktada yeni anayasa girişimi kısmen geriletilmiş olmakla birlikte tamamen yok edilmemiştir. Girişimin sahipleri yalnızca taktik olarak geri çekilmişlerdir.

Çevre duyarlılığı eylemime yapılan vahşice saldırı ile tetiklenen kolektif bilinç nedeniyle halk hareketine dönen isyanın arkasında içinde rejim değişikliği anayasa girişimi de olan AKP’nin 11 yıllık icraatları vardır.

Türkiye’deki, halk hareketi Arap Baharı gibi emperyalizmin bir tasarımı olmamakla beraber örgütlü ve lideri olmadığı için emperyalist yönlendirmeye karşı korunmasız ve açıktır.

Halen şekil değiştirerek devam eden halk hareketinin hiç tartışmaya bile gerek duyulmadan kabul edilen en önemli ortak paydaları özgürlükler, yaşam tarzlarına yönelik müdahale ve diktatörlük girişimleridir. İşte emperyalizm elindeki vasıtalarla halk hareketini bu ortak paydalar üzerinden kendi istediği tarafa çekmeye çalışmaktadır.

Kendi siyasi partisini yaratmalıdır

Halk hareketinin omurgasını ve itici gücünü oluşturan gençlere yönelik olarak “Madem özgürlüklerin yeterli olmadığını ve yaşam tarzlarınıza müdahale edildiğini düşünüyorsunuz yeni anayasa bir şans gelin beraber hazırlayalım” ve direnişi bölüp, parçalamak, birbirine düşürmek için “Bu hareket kendi siyasi partisini yaratmalıdır” söylemleri emperyalist yönlendirme operasyonunun bazı belirgin öğeleridir.

Bu arada Başbakan Erdoğan gerçekten ne dediğini bilmiyor ve halkın haklı isyanına karşı düşmanlığını hala sürdürüyor. Çapulculardan sonra şimdi de “Ayaklar ne zamandan beri baş oldu” açıklaması.

Bu söz niteliksiz insanların yetkili yerlere gelmesini eleştirmek için kullanılır. Bu sözde ayak niteliksiz olmanın baş ise nitelikli olmanın ifadesidir.

Nitelik alınan iyi bir eğitim ve öğretim yolu ile kazanılabilir. Ekonomik durumu iyi veya eğitimli/öğretimli bir ailenin çocuğu olmak nitelikli olmak için avantaj sağlar ama bu avantajı kullanamayan insanlarda çoktur. Sayın Erdoğan’ın böyle bir aileden gelip gelmediğinin yorumunu sizlere bırakıyorum.

Erdoğan sahip olduğuna inandığı üstün nitelikleri daha sonra aldığı eğitim ve öğretim yolu ile kazanmış olabilir mi? Ben kendi adıma hangi üniversiteden mezun olduğunu bilmiyorum! Bugüne kadar birisinin çıkıp ben Erdoğan ile üniversiteden sınıf arkadaşıydım, amfide beraber ders dinledik, birlikte şu projeyi hazırladık ve okul takımında güreş tuttuk veya top oynadık dediğini duymadım. Bunun sakın normal olduğunu söylemeyin. Dünyanın neresinde olursanız olunuz bir başbakan ile sınıf arkadaşlığı yapmış olmak prestij kazandırır ve mutlaka bu sınıf arkadaşları ortaya çıkarlar.

Bazen insan yeterince eğitim ve öğretim almasa bile doğruluk, dürüstlük, sözüne güvenilme ve yalan söylememe gibi erdemli davranış nitelikleri ile de öne çıkabilir.

Fakat Erdoğan’ın zamanında en yakın çalışma arkadaşlarının başında gelen Abdüllatif Şener 11 yıllık AKP dönemini Cumhuriyet tarihimizin en büyük hırsızlık ve soygun dönemi olarak adlandırıyor. İnternet ve sosyal paylaşım siteleri Erdoğan’ın dakikalar içinde söylem değişiklikleri yapan ifadeleriyle, çelişkilerle dolu beyanatlarıyla ve daha önce söylediklerinin aksini iddia eden açıklamalarıyla dolu.

Bizim de besmelemiz var!

Halkı kamplaştırmaya ve çatıştırmaya çalışıyor. Müezzin ret ettiği halde hala “Camimize ayakkabıları ile girdiler ve içki içtiler” açıklamaları bile bile yalan söylemek ve iktidarını sürdürmek için halkı birbirine kırdırmaya çalışmak değil midir? Bunlar erdemli olmak nitelikleri ile bağdaşır mı?

Gezi Parkı eyleminin en zorlu günlerinde CNN International canlı bağlantılar yaparak eyleme katılan gençlerle konuştu. Gençlerin terörist olmadıkları, çoğunluğunun kadın olduğu, aklı başında, kendine özgüveni olan, iyi eğitimli ve öğretimli oldukları, dertlerini yabancı dilde anlatabildiklerini tüm dünya gördü. Bu gençlerle ben de konuştuğum için iyi biliyorum, bunlar gerçekten Türkiye’nin aydınlık yüzüdür.

Ya avantalarla ve korku ile ikna edilerek bindirilen, taşınan Kazlıçeşme’de toplanan kalabalığı alıcı gözü ile incelediniz mi? Miting sonrası bir AKP Milletvekilinin açıklamasını televizyondan izledim, inanır mısınız derdini ana dilinde anlatamıyor ve ne dediği anlaşılmıyor! Nitelik bu olsa gerek!

“Onların twitter’ı varsa bizimde besmelemiz var” söylemi nitelikli ve erdemli birisinin söylemine benziyor mu? Yoksa besmele diye bir sosyal paylaşım sitesi var da bizim mi haberimiz yok!

Sayın Erdoğan’ın şunu bilmenizi isterim. 3 bin yıldır bu topraklarda ayakların baş olduğu tarihin başlangıcı 2002’dir. Bu durumu tez elden bitirmek evrensel değerlere saygılı insan olmanın ve helal süt emmiş yurtsever olmanın gereğidir.

Saygılar sunarım.

Beğendim(0)Beğenmedim(0)
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

, , , , , , , , , , ,

Her hakkı saklıdır. © erturkturker@gmail.com