Arkasındaki İrade ve Silahlı Güç Kim?

Milli Anayasa Forumu yurdun her tarafında toplantılar düzenleyerek hazırlanmakta olduğu söylenen, esasında emperyalist merkezler tarafından hazırlatılan ve yürürlüğe sokulması için dayatılan yeni anayasanın ne menem bir şey olduğunu anlatmaya çalışmaktadır.

Biz de bu Forum’un bir üyesi olarak bu çalışmalara katılmaktayız. Bu kapsamda geçtiğimiz Cuma Artvin’de, Cumartesi Hopa’daydık. Ayrıca Pazar günü de Özdere/İzmir’de Türkiye’nin genel durumu ile ilgili olarak başka bir çalışmada konuşmacı idik. İster istemez burada da konu yeni anayasa çalışmalarına geldi.

Forum ve diğer gazetecilik çalışmalarımız nedeniyle bugüne kadar ülkemizin birçok köşesine gittik ve oralarda yaşayan insanlarımızla yakından temas ettik. Halkın yeni bir anayasa talebi kesinlikle yoktur. Halkın ihtiyaçları, istekleri ve çözüm bekleyen sorunları çoktur. Hal böyle iken bu yeni anayasa çalışmaları nereden çıkmıştır?

Çağdaş anlamda dünyanın en eski anayasası sayılan 17 Eylül 1787 tarihli ABD Anayasası’ndan başlamak üzere günümüze kadar hazırlanan bütün anayasaların arkasında kurucu irade ve silah vardır. Bu tespit çağdaş anlamda olmasa bile 1787 öncesinde bir devletin veya bir toplumun en üst hukuk kaynağı olarak yapılan ve anayasa sayılabilecek tüm metinler için de geçerlidir.

Kurucu irade ve arkasında zorlayıcı yaptırım gücü olan silah yoksa anayasa yoktur. ABD Anayasası’nın arkasındaki silah İngilizlere karşı verilen bağımsızlık savaşının Başkomutanı George Washington ve onun komuta ettiği ordudur. O güç olmasa ABD Anayasası yapılamazdı.

İnsan derisi ile kaplıdır

Paris’te Karnavale Müzesi’nde bulunan ve kapağında “ İnsan derisi ile kaplıdır “ yazan Fransızların ilk anayasasının arkasındaki irade 1789 tarihli Fransız Devrimi, yaptırım gücü ise devrimin silahlı güçleridir.

1947 tarihli Japonya Anayasası’nın arkasındaki kurucu irade Japonya’yı kayıtsız şartsız teslim alan ABD, zorlayıcı gücü ise ABD işgal gücüdür. ABD İşgal Kuvvetleri komutanı Douglas MacArthur emrinde bulunan hukukçularına bir taslak hazırlatmış bunu Japonlara zorlamış ve ufak tefek değişikliklerle kabul ettirmiştir.

23 Mayıs 1949 tarihli Federal Almanya Cumhuriyeti Anayasası’nı hazırlatan irade II. Dünya Savaşı sonunda Almanya’yı işgal eden müttefikler ve onun başat gücü ABD’dir.

Türkiye Cumhuriyeti’nin 1921 tarihli Teşkilatı Esasiye Kanunu adı altındaki anayasasının arkasındaki irade Türk Milleti’nin bu topraklarda hür ve bağımsız yaşama arzusudur. Arkasındaki silahlı güç ise Kurtuluş Savaşı’nı yapan Mustafa Kemal ve onun komuta ettiği ordudur.

2005 tarihli Irak Anayasası’nın arkasındaki irade bu ülkeyi istila eden ABD, zorlayıcı gücü ise ABD işgal kuvvetleridir. Bu anayasa ile Irak federal sistem altında yapılandırılmış, toplum etnik ve mezhepsel kompartımanlara ayrılmıştır. Ayrıca bu anayasa Irak’ın istikrarsızlaştırılmasına ve zaman içinde bölünmesine elverişli bir ortamı yaratmıştır.

Dünyada bugüne kadar yapılmış tüm anayasalar mutlaka bir devrim, karşı devrim veya işgal sürecinden sonra yapıldığı düşünülürse Türkiye’de gündemimize oturan yeni anayasa hangi sürecin sonucudur?

Yürürlükteki 1982 Anayasası TBMM’nin yeni bir anayasa yapmasına yasal olarak izin vermemesine hatta böyle bir girişimin suç olmasına rağmen Türkiye’de yeni anayasa yapılmasını isteyen irade kimdir? Bu iradenin zorlayıcı yaptırım gücü kimlerdir?

Ülkemiz ABD’nin işgali altındadır. Hala gönderlerde dalgalanan Türk Bayrakları halkın uyanmasını engellemek içindir. Çünkü geçmişte yaşanan Yunanın İzmir’e girmesi ve Anadolu’nun bir bölümünü işgale etmesi halkın tehlikeyi somut olarak görmesine yardım ettiği deneyimi nedeniyle şu anda yaşadığımız işgal örtülü yapılmaktadır.

Arkasında ABD var

Bu işgalin işbirlikçisi AKP hükümetidir. Zaten Erdoğan ABD’nin ülkemizi de içine alan bölgemize yönelik planının eş başkanı olduğunu kendisi itiraf etmiştir. Başka bir AKP’li ABD ile bu konuda 2 sayfa 9 maddelik bir anlaşma imzalamıştır.

Evet, Türkiye’de yapay olarak gündeme getirilen yeni anayasanın arkasında ABD vardır. Bu iradenin silahlı güçleri ise ülkemizde ve çevre ülkelerde konuşlanan ABD Silahlı Kuvvetleri, CIA kontrolünde bulunan ve devletin içinde yuvalanan F tipi örgüttür.

Yeni anayasa ile arzu edilen; rejim değişikliği, bölünme ve Türkiye’nin bölgede emperyalizmin çıkarlarına uygun olarak sınırsız şekilde kullanımına elverişli hale getirilmesidir.

Ergenekon, Balyoz ve diğerleri bunun için vardır. Silivri, Hasdal, Hadımköy ve Maltepe zindanlarında insanlar bu nedenle acı çekmektedir. TSK’ya operasyonlar bunun için yapılmış ve yapılmaktadır.

ABD Başkanı Barak Obama, ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden, ABD Savunma Bakanı Leon Panetta ve onların temsilcisi ABD Ankara Büyükelçisi Francis J. Ricciardone bu nedenle bizimkilere hesap soruyorlar “ ne oldu, ne zaman bitecek bu yeni anayasa çalışmalarınız “ diye.

ABD Genelkurmay Başkanı Martin Dempsey yeni anayasanın arkasındaki iradenin silahlı gücünün temsilcisi ve ülkemizin Mac Arthur’u olarak Türkiye’ye gelmekte ve direktifler vermektedir.

Yeni anayasaya her platformda ne pahasına olursa olsun direnmek işgale karşı direnmektir ve yurtseverliğin gereğidir.

Saygılar sunarım.

Türker Ertürk

Beğendim(0)Beğenmedim(0)
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

Her hakkı saklıdır. © erturkturker@gmail.com