An Meselesi

Suriye’de Beşar Esad’ı yıkmak, rejim değişikliği yapmak, bu ülkeyi bölmek ve Büyük Ortadoğu Projesi’nin önemli bir ayağını gerçekleştirmek maksadıyla kısmen açık, kısmen de örtülü olarak sürdürülen savaşın 21’inci ayı içindeyiz.

Bu süre içinde aynı zamanda uygulanan siyasi ve ekonomik yaptırımlarla Suriye iyice hırpalanmıştır. Ülkede ticaret ve normal yaşam ciddi anlamda sekteye uğratılmıştır. Daha da kötüsü ülke içinde daha güvenli bölgede yaşamak arzusu ile demografik ağırlıklı nüfus hareketleri yaşanmaktadır.

Batı medyasında yalan ve sahte haberlerle arzu edilen amaca yönelik olarak farklı bir Suriye algısı yaratma çalışmaları tam gaz devam etmektedir. Ülkemiz medyası açısından durum çok daha kötüdür. Üç tür yaklaşım söz konusudur; işbirlikçiler, yurtseverler, çiçek, böcek, dizi ve futbol konuları ile oyalanan duyarsızlar.

Başlangıçta Suriye için planlanan Libya stili askeri müdahale idi. Fakat bu plan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ndeki Rusya ve Çin vetoları yüzünden gerçekleştirilememiştir. Bunun üzerine B planı uygulamaya konmuştur. Bu plana göre bir yandan örtülü vekalet savaşına hız verilecek ve diğer yandan yaptırımlarla Suriye’nin boğazı sıkılarak nefes almasına müsaade edilmeyecektir.

B planı ile ulaşılmak istenen; ya rejimin dış destekli olarak içerden sürdürülen vekalet savaşı ile çözülmesini sağlamak ya da Suriye’yi iyice yıprattıktan ve dünya kamuoyunu iyice hazırladıktan sonra yine askeri müdahale seçeneğini uygulamaktır.

Alevi Devleti

ABD bir koldan Türkiye dahil vekalet verdiği işbirlikçileri vasıtası ile Suriye’de örtülü savaşı sürdürürken ve bu ülkeyi dizleri üstüne çökertecek yaptırımları uygularken diğer koldan da özellikle Rusya’yı çeşitli yöntemlerle ikna etmeye çalışmaktadır. Suriye’nin batısında Lazkiye ve Tartus’u içine alacak bir şekilde Rusya’nın Akdeniz’deki çıkarlarını devam ettirebileceği Alevi Devleti kurulması teklifi bu ikna çalışmaları içindedir.

ABD ikna etme çalışmalarını yaparken Rusya’nın Suriye için siyasi, ekonomik ve askeri yardımın dışında daha neleri yapıp yapamayacağını ve askeri müdahale karşısında sıcak çatışmayı göze alıp alamayacağını değerlendirmeye ve hareket serbestisini kısıtlamaya çalışmaktadır.

2012’nin son ayı itibarıyla geldiğimiz durumda ABD açısından Suriye’ye müdahale artık an meselesidir. Askeri kuşatma ise hızla devam etmektedir. ABD ve İsrail’in acelesi vardır. Çünkü 2013 içinde İran’a müdahale edilmesi planlanmaktadır. Daha önce Suriye’nin işi halledilmelidir.

Suriye’ye müdahalenin gerekçesi “ Beşar her an halkına karşı kimyasal silah kullanabilir “ olarak belirlenmiştir. Sadece bu gerekçenin içini dolduracak kanıt fırsatına ihtiyaç vardır. ABD’nin stratejik müttefiki olan ve Anglosakson dayanışması içinde bulunduğu İngiltere’nin Dışişleri Bakanı William Hague’in “ Suriye halkına karşı kimyasal silah kullanabilir “ açıklaması ve NATO Genel Sekreteri Fogh Rasmussen’in “ NATO kafasını kuma gömemez, teklif edilirse Suriye’ye müdahaleye hazırdır “ demesi savaşa gidişin emareleridir.

Fransız uçak gemisi Charles De Gaulle ayrıntılarını geçen hafta Cuma günkü köşe yazımda belirttiğim kuşatmanın batı kanadında görev almak üzere Suriye yaklaşma sularına intikal etmiştir.

İngiliz ve Fransız Özel Kuvvetleri şu anda muhtemel bir müdahalede El Nüseyriye diğer adıyla Alevi Dağları’nda yapacakları noktasal uçar birlik ve komando harekatı için aynı coğrafi özellikleri gösteren Arnavutluk’ta prova yapmaktadır.

İskender Füzeleri

Suriye müdahalesinin ABD ve İsrail açısından diğer bir avantajı da İran’a müdahalenin bahanesini hazırlayabileceği şansıdır. Sıranın kendisine geleceğini bilen İran böyle bir müdahalede kayıtsız kalmayabilir ve kendisine karşı başlatılmak istenen savaşın gerekçesini yaratabilir.

Suriyeliler çok pis ve ahlaksız bir savaşla karşı karşıyadırlar. Fakat uzun soluklu bu mücadeleye direnmekten başka yolları yoktur. Yoğun psikolojik saldırı morallerini bozmamalıdırlar ve hukuki olarak müdahalenin başlamasına bahane olabilecek yanlışlık içine asla girmemelidirler. Bilmelidirler ki; eğer güçlü değilsen hukuku terk eden en son sen olmalısın.

Suriye ile savaş çıkarmak, Suriye’nin kuzeyinde de facto ( fiili ) uçuşa yasak bölgeyi uygulamak ve balistik füzelere karşı Türkiye’deki ABD’ye ait üs ve tesisleri korumak için getirilen Pariotlara karşı Rusya’da satıhtan satıha atılan İskender balistik füzelerini Suriye’ye göndermiştir. Patriotların İskender balistik füzelerine karşı etkinliği çok sınırlıdır. Bu tırmanmanın sorumlusu emperyalizme tam teslim olmuş Erdoğan ve AKP’dir.

Suriye’ye müdahale başlarsa bunun İran’ı tetiklemesi ve bölgemizi bir ateş topuna çevirmesi işten bile değildir. Ne yazık ki ülkemizin yöneticileri bölgemizin ateş topuna dönmesinden yarar görenlerin yanında yer almıştır.

Bu müdahale ve savaş artık bu safhadan sonra yeni yıla sarkabilir ama an meselesidir. Bu savaş ancak Rusya’nın yardımlarının ötesinde sıcak bir çatışmayı da göze aldığını fiili olarak göstermesi ile engellenebilir.

Ruslar da bilmektedir; kuşatma, istikrarsızlaştırma ve bölünme tehdidi kendi topraklarına gelecektir. 143 milyon nüfus için 17 milyon km² yüz ölçüm çok görülmektedir. Gelir bölüşümündeki adaletsizlik, bölgeler arasındaki gelişmişlik farkları, emperyalizm güdümlü siyasi Sünni İslam, çok sayıda farklı etnik yapılar, azalan Rus nüfusu gibi hassasiyetleri çoktur. Bunları kaşıyacaklar. En iyi savunma kendi kalenden uzakta kurulandır.

Cuma günü İran’ın sahip olduğu nükleer silah gücünü yazacağız.

Saygılar sunarım.

Türker Ertürk

Beğendim(0)Beğenmedim(0)
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

Her hakkı saklıdır. © erturkturker@gmail.com