Afganistan’da Neler Oluyor?

ABD ve Afganistan yönetimleri arasında soğuk rüzgarlar esiyor. Bunun kamuoyuna mal olan ilk belirgin işareti ABD’nin yeni göreve başlayan Savunma Bakanı Chuck Hagel’in geçtiğimiz Cumartesi Afganistan’a yaptığı ziyaret sırasında ortaya çıktı.

Esasında ABD yönetimi ile Afganistan Devlet Başkanı Hamid Karzai arasında son dönemde gittikçe artan bir gerginlik olduğu biliniyordu. Son ziyaret sırasında karşılıklı suçlamalar ile Hagel ve Karzai’nin görüşme yapmasına rağmen kameraların karşısına geçip ortak basın toplantısı yapmaması iki ülke arasındaki soğukluğun geldiği son durumu göstermesi açısından dikkat çekiciydi.

Gerginliğin su yüzüne çıkmasına neden olan olaylar Chuck Hagel’in Afganistan’a gelir gelmez ülkede iki bombalı intihar saldırısının meydana gelmesi ve toplam 20 Afganlının yaşamını kaybetmesi ile başladı. Bu saldırıların arkasından önce Afgan yönetiminden daha sonra Amerikalılardan olmak üzere karşılıklı suçlamalar geldi.

Hamit Karzai “ Saldırıların komplo olduğunu, amacın hükümetin ülkede güvenliği hala sağlayamadığı algısını yaratmak olduğunu, ABD’nin Taliban’la işbirliği yaparak güvenlik zafiyeti oluşturduğunu, müttefik askerlerin sayısının azalması durumunda işlerin daha da kötüye gideceğinin gösterilmeye çalıştığını “ söyleyerek ABD’yi suçlamıştır.

Terörün arkasında ABD var!

Karzai tarafından ABD’ye karşı yapılan bu suçlama öyle yenilir yutulur cinsten bir şey değildir. Afganistan Devlet Başkanı açıkça son patlamalara da işaret ederek bu terör saldırılarının arkasında ABD olduğunu söylemektedir.

Karzai’nin ABD’ye karşı bu suçlayıcı açıklamalarından sonra Uluslararası Güvenlik Yardım Kuvveti ( International Security Assistance Force ) ve ABD Afganistan Kuvvetleri ( U.S. Forces Afghanistan ) Komutanı olan Deniz Piyade Orgeneral Joseph F. Dunford “ 12 yıldır Afganistan’da çok zor şartlar altında savaşıyoruz, şehit verdik ve kan döktük. Burada istikrarsızlık ve şiddet bizim avantajımıza olamaz “ demiştir.

ABD Savunma Bakanı Hagel ise “ Karzai’ye bunların doğru olmadığını söyledim “ demiştir.

Karzai ve yakın ekibi ABD’nin davranışlarından uzunca bir süredir memnun değildir. ABD Afganistan’da bir yardım gücü olarak değil adeta bir işgal gücü havasında görev yaptığını düşünüyorlar. ABD çok sık olarak Afganistan hükümetinin kararlarını eleştiriyor ve ihlal ediyor. Hatta bu yüzden Afgan halkı hükümeti “ kukla ve köle “ olarak görüyor.

Örneğin “ Afganistan’daki Guantanamo ” olarak nitelenen işkence ve kötü muamele iddiaları ile gündeme gelen Bagram hapishanesinin kontrolünü ABD hala Afganistan makamlarına devretmiyor ve erteliyor. ABD yetkilileri “ Bagram hapishanesini devretmeyeceğiz çünkü isteklerimiz kabul edilmedi “ diyorlar.

ABD yetkililerinin istekleri ise tutukluların salıverilmeleri durumunda veto yetkisi ve istedikleri zaman içeriye girip sorgulama yetkisi. Sanırım içeri girdikten sonra tırnak çekme yetkisi de istiyorlardır!

Karzai halka “ Bagram hapishanesinde tutuklu bulunanlardan haklarında suçlama bulunmayanları salıvereceğiz “ sözü vermiş. ABD ise yıllardır haklarında delil olmadan binlerce insanı burada tutuyor. Bu da gösteriyor ki Afganistan egemen bir ülke değil ABD’nin işgali altında.

Karzai yönetimi “ ABD’nin Katar’da Taliban temsilcileri ile her gün görüştüğünü “ söylüyor. Doğrudur! ABD tek kutuplu dünya düzeni içinde küresel liderliğini ve askeri üstünlüğünü sürdürebilmek için Taliban’la, El Kaide’yle ve PKK ile görüşür ve hedeflerine yönelik olarak onlara operasyonlar yaptırır.

Taliban, El Kaide ve PKK

ABD için; Taliban Afganistan’da 2014 sonrasında da askeri varlığını devam ettirebilmesinin, El kaide Suriye’de Beşar’ı devirebilmesinin, PKK Türkiye’yi rejim değişikliğini zorlayabilmesinin enstrümanıdır.

Afganistan doğu ve güneyde Pakistan, batıda İran, kuzeyde Türkmenistan, Özbekistan, Tacikistan, doğuda da ufak bir sınırla Çin ile çevrilidir. Ticaret yollarının odak noktalarından birinde bulunan Afganistan’ın jeopolitik ve jeostratejik önemi çok büyüktür. Afganistan bu konumu nedeniyle tarih boyunca İranlılar, Makedonyalılar, Araplar, Moğollar, İngilizler ve Sovyetlerin istilasına uğramıştır.

ABD 2001’den beri bulunduğu Afganistan’ı 2014 sonunda terk etmek istememektedir. ABD’nin Afganistan’da kalabilmesinin gerekçesine ihtiyacı vardır. Gerekçe yok ise yaratılır!

Afganistan petrol ve doğalgaz zengini orta Asya için ABD’nin ileri üssüdür. Afganistan hegemonyaya direnen ve bir bahane ile müdahale edilmek istenen İran’ı doğudan kıskaca almaktadır. Afganistan Doğu’nun yükselen siyasi, ekonomik ve askeri gücü olan Çin’i batıdan kuşatmaktadır.

Bu nedenlerle 2014 sonrasında da ABD’nin askeri gücünün ve üslerinin Afganistan’daki varlıklarını bir şekilde devam ettirmesi hayati öneme haizdir.

Size aramızda kalması koşulu ile bir haber vereyim; Uluslararası Güvenlik Yardım Kuvveti Komutanlığı görevini 2014’de Türkiye üstlenecek. Ülkemiz bölünme tehdidi altındayken, yurtseverlerimiz operasyonlarla tutsak edilmişken, terörle mücadelede Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ülkemizde ihtiyaç varken bu dangalakça karara ancak şapka çıkarılır.

Saygılar sunarım.

Türker Ertürk

Beğendim(0)Beğenmedim(0)
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

Her hakkı saklıdır. © erturkturker@gmail.com